Ana Sayfa

ICE Görevlilerini Kaydetme Hakkı: Trump Yönetimi ve Yasal Gerçekler

1 dk okuma

Trump yönetimi, kamuya açık alanlarda Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlilerini videoya çekmenin yasa dışı olduğunu iddia ederek, bu eylemi şiddetle eşdeğer tutuyor. İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, görevlilerin güvenliğini tehdit eden her şeyin şiddet olduğunu belirtirken, Halkla İlişkiler Bakan Yardımcısı Tricia McLaughlin ise ICE görevlilerini kaydetmeyi ve görüntülerini çevrimiçi paylaşmayı "doxing" olarak nitelendirip yasal işlem başlatma tehdidinde bulundu. Bu iddialar, ifade özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yanlış ve tehlikeli bir girişim olarak değerlendiriliyor.

Yönetimin bu tutumu sadece sözde kalmadı; Apple'ı ICE faaliyetlerini takip eden bir uygulamayı mağazasından kaldırmaya zorladı ve uygulamanın yaratıcılarına yönelik cezai soruşturmalarla tehdit etti. Özellikle Chicago'daki "Operation Midway Blitz" kapsamında, ICE görevlileri Birinci Değişiklik tarafından korunan faaliyetlerde bulunan protestocuları, gazetecileri ve din adamlarını hedef aldı. Bu durum, gazeteciler ve protestocular tarafından "basını ve sivilleri susturmaya yönelik aşırı gaddarlık" iddiasıyla açılan bir davaya yol açtı. Federal yetkililerin mahkemedeki ifadeleri, bu iddiaları destekler nitelikteydi; örneğin, bir ICE saha direktörü, "Midway Blitz'e karşı çıkan insanları tutuklamanın anayasaya aykırı olmadığını" belirtti.

Kasım 2025'te, ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Sara Ellis, Chicago'daki federal yetkililerin güç kullanımını durdurma yönündeki önceki emirlerini göz ardı ettiklerine dair kapsamlı kanıtlara dayanarak İç Güvenlik Bakanlığı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verdi. Yargıç Ellis, yetkililerin ifadelerinin çoğunu inandırıcı bulmadı ve hükümetin davranışının "vicdanları şok ettiğini" belirtti. Bu karar, kamu görevlilerinin hesap verebilirliği ve vatandaşların ifade özgürlüğü haklarının korunması açısından önemli bir emsal teşkil ediyor.

İçgörü

Bu durum, vatandaşların kamu görevlilerini kaydetme hakkı ile hükümetin bu eylemleri kısıtlama çabaları arasındaki gerilimi ve ifade özgürlüğünün korunmasının kritik önemini gözler önüne seriyor.

Kaynak