Hollanda parlamentosu, mevcut ve yeni hükümetten, vatandaşların dijital kimlik sistemi DigiD verilerinin ABD hükümetinin eline geçmesini engellemek için her şeyi yapmasını talep etti. Bu endişe, DigiD erişimi için kritik öneme sahip Solvinity şirketinin Amerikalı Kyndryl firması tarafından satın alınması olasılığından kaynaklanıyor. Hollandalı milletvekilleri, bu devralmanın ABD hükümetine Hollanda verilerine erişim imkanı sağlayabileceği ve hatta şantaj amacıyla kullanılabileceği konusunda derin kaygılar taşıyor. Bazı milletvekilleri, bu durumun ABD'nin Hollanda'nın dijital hükümetini tek bir tuşla kapatabilecek bir noktaya gelebileceğinden endişe ediyor.
Solvinity, sağlık sigortası şirketleri, emeklilik fonları, belediyeler ve Vergi Dairesi gibi kurumlarla veri alışverişi yapmak için Hollanda'daki her vatandaşın sahip olması gereken dijital kimlik olan DigiD için veri aktarım altyapısını sağlıyor. ABD'de hükümetin Amerikan şirketleri üzerinde büyük bir etkisi ve gücü bulunuyor; bu da şirketlerden veri talep etme yetkisini içeriyor. Parlamenterler, şirketleri bir satın almadan vazgeçmeye zorlayamasalar da, hükümetin bu durumu durdurmak için elinden geleni yapmasını umuyorlar. Öneriler arasında Solvinity'yi satın almayı yeniden düşünmeye ikna etmek, hükümetin BT hizmeti Logius'un DigiD hizmetleri için başka bir şirkete geçmesi veya Hollanda'ya şirkette veto yetkisi verecek bir "altın hisse" satın alınması yer alıyor.
Milletvekilleri, Hollanda verilerine ABD'de erişilemeyeceğine dair yasal güvenceler olmadığı sürece anlaşmanın engellenmesi gerektiğini savunuyor. Eğer satın alma gerçekleşirse, Hollanda hükümetinin Solvinity'nin DigiD faaliyetlerinden sorumlu olmamasını sağlaması gerektiği belirtiliyor. Dijital güvenlik konusu koalisyon müzakerelerinde de gündemde. Gelecek Başbakan Rob Jetten, yeni kabinede "dijital güvenlikten çok özel sorumlu bir Bakan" olacağını ve bu Bakana "açık bir yetki" verileceğini ifade etti.
Hollanda'nın ulusal dijital kimlik sistemi verilerinin yabancı bir hükümetin eline geçme potansiyeli, ulusal güvenlik ve vatandaşların veri egemenliği açısından ciddi riskler barındırıyor.