Avrupa Birliği ve Hindistan, yirmi yıl süren müzakerelerin ardından 27 Ocak Salı günü "tüm anlaşmaların anası" olarak nitelendirilen devasa bir serbest ticaret anlaşmasına imza attı. Bu anlaşma, iki milyar insanlık bir pazar yaratarak, küresel GDP'nin yaklaşık %25'ini ve küresel ticaretin üçte birini temsil ediyor. Anlaşmanın temel amacı, ABD ve Çin gibi dünyanın önde gelen ekonomilerinden kaynaklanan zorluklara karşı bir kalkan oluşturmak ve her iki taraf için de önemli ekonomik fırsatlar sunmak.
AB için bu anlaşma, Avrupa ihracatının yaklaşık %97'sindeki gümrük vergilerini kesecek veya tamamen kaldıracak, bu da yıllık 4 milyar Euro'ya varan tasarruf sağlayacak. Avrupa'nın tarım, otomotiv ve hizmet sektörleri büyük fayda görecekken, sığır eti, pirinç ve şeker gibi hassas tarım ürünleri kapsam dışında bırakıldı. Anlaşma, AB şirketlerine geleneksel olarak korunan Hindistan pazarına şimdiye kadar verilmiş en yüksek erişim seviyesini sağlayacak; özellikle finansal hizmetler ve deniz taşımacılığı sektörlerinde ayrıcalıklı erişim elde edilecek. Otomobil vergileri %110'dan %10'a, şarap vergileri %150'den %20'ye düşürülecek ve işlenmiş gıdalardaki %50'lik vergiler tamamen kaldırılacak.
Hindistan ise bu anlaşmayı, altyapısını hızla geliştirmek ve milyonlarca yeni iş yaratmak için ihtiyaç duyduğu teknoloji ve yatırımın önemli bir kaynağı olarak görüyor. Anlaşma, Hindistan'ın tekstil, mücevherat, deri ürünleri ve hizmet sektörlerini canlandıracak. İki taraf arasındaki ikili mal ticareti 2024'te 120 milyar Euro'ya ulaşırken, hizmet ticareti 60 milyar Euro seviyesindeydi. Bu anlaşma ile AB'nin Hindistan'a ihracatının iki katına çıkması bekleniyor.
Bu anlaşma, dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin'in küresel ticaretteki etkisine karşı yeni bir denge oluştururken, iki milyar insanlık devasa bir pazarın kapılarını açarak küresel ticaret dinamiklerini önemli ölçüde değiştirecek.