Ana Sayfa

Her Veri Merkezi Bir ABD Askeri Üssü Gibi: Dijital Egemenlik Krizi

1 dk okuma

Şubat ayında ABD Başkanı Donald Trump, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) ve başsavcısı Karim Khan'a yaptırım uygulayan bir başkanlık emri imzaladı. Bu adım, mahkemenin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Gazze'deki soykırım suçları nedeniyle tutuklama kararı çıkarmasına yanıt olarak geldi. Bu yaptırımlar, Khan'ın Birleşik Krallık'taki banka hesaplarının dondurulmasına ve Microsoft e-posta adresine erişimini kaybetmesine yol açtı. Khan, bunun üzerine İsviçre merkezli gizlilik odaklı Proton Mail'e geçmek zorunda kaldı. Bu olay, Avrupa'daki güç koridorlarında hızla yankı buldu ve Avrupalı yasa koyuculara, sadece kişisel yaşamlarında değil, hükümetleri ve kilit kurumları yönetmek için güvendikleri teknolojilere erişimlerinin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi.

Microsoft, bu tartışmadan uzak durmaya çalışsa da, sözcüsü "mahkemenin yaptırım uygulanan yetkilisinin bağlantısının kesildiğini" kabul etti. Şirket, Microsoft Fransa'nın kamu ve hukuk işleri direktörünün Fransız Senatosu'na verdiği ifadede, AB içinde sunucularında depolanan verilere Trump yönetiminden gelen talepleri reddedemeyeceklerini belirtmesiyle durumunu daha da kötüleştirdi. Avrupalı yasa koyucular, ABD'nin dijital bir "kill switch" (uzaktan kapatma anahtarı) potansiyeli ve güvendikleri büyük ABD şirketleri tarafından sağlanan bulut hizmetlerinin güvenliği konusunda giderek daha fazla endişe duymaya başladı. Bu durum, daha önce inandıkları kadar egemen olmadıklarını ve ABD teknolojisine olan bağımlılıklarının ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koydu. Kanada da bu güvenlik açıklarından muaf değil; coğrafi yakınlığı ve ABD'ye olan daha büyük bağımlılığı nedeniyle bu kırılganlıklar daha da belirgin.

İçgörü

ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısına uyguladığı yaptırımlar, Avrupa ve Kanada'nın dijital egemenliklerinin ABD teknoloji şirketlerine bağımlılıkları nedeniyle ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi.

Kaynak