İş piyasasında giderek artan "hayalet iş ilanları" sorunu, aslında var olmayan veya çoktan doldurulmuş pozisyonlar için verilen reklamları ifade ediyor. Bu durum, iş arayanlar için büyük bir hayal kırıklığı ve zaman kaybına yol açıyor. Geçtiğimiz yıl yapılan bir araştırmaya göre, ABD, İngiltere ve Almanya'da çevrimiçi ilanların %22'si, hatta Birleşik Krallık'ta bu oranın %34'ü, işe alım niyeti olmayan pozisyonlardan oluşuyordu. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verileri de ilan edilen boş pozisyon sayısının işe alınan kişi sayısından önemli ölçüde fazla olduğunu gösteriyor. Bu durum, iş arayanların moralini bozarken, özgüvenlerini ve ruh sağlıklarını da olumsuz etkiliyor.
Bu sorunla mücadele etmek için çeşitli girişimler başlatıldı. Teknoloji sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Eric Thompson, işten çıkarıldıktan sonra yüzlerce iş başvurusunun sonuçsuz kalması üzerine bu sorunun farkına vardı. Thompson, ABD'de sahte iş ilanlarını yasaklayacak bir yasa tasarısı olan "İş İlanlarında Doğruluk ve Sorumluluk Yasası"nın formüle edilmesine öncülük ediyor. Bu yasa, işe alım durdurulduğunda veya tamamlandığında ilanlar için son kullanma tarihleri, denetlenebilir işe alım kayıtları ve yanıltıcı pozisyonlar yayınlayan işverenlere yönelik cezalar öngörüyor. Thompson'ın başlattığı imza kampanyası 50.000'den fazla destekçi topladı ve New Jersey ile Kaliforniya eyaletleri de benzer yasakları değerlendiriyor.
Kanada'nın Ontario eyaleti ise bu konuda öncü adımlar atıyor. 1 Ocak'tan itibaren şirketler, ilan ettikleri boş pozisyonun aktif olarak doldurulup doldurulmadığını açıklamak zorunda kalacak. Ayrıca, 25'ten fazla çalışanı olan firmaların, mülakat yaptıkları adaylara 45 gün içinde yanıt vermesi gerekecek, ancak mülakata çağırmadıkları kişilere yanıt verme zorunluluğu bulunmayacak. Bu düzenlemeler, iş arayanların yaşadığı belirsizliği azaltmayı ve işe alım süreçlerinde şeffaflığı artırmayı hedefliyor.
Hayalet iş ilanları, iş arayanların zamanını ve moralini bozan yaygın bir sorun olup, bu durumla mücadele için yasal düzenlemeler ve şeffaflık talepleri dünya genelinde artış gösteriyor.