Ana Sayfa

İşe Alımda Elit Üniversitelerin Yükselişi: Şirketler Derece ve Not Ortalamasına Dönüyor

1 dk okuma

Yükseköğretim kurumları, Trump yönetiminin eleştirileri, yapay zekanın yükselişi ve bütçe açıkları gibi faktörlerle bir kimlik krizi yaşarken, üniversite diplomasının değeri hakkındaki kamuoyu algısı da değişiyor. Ancak şirketlerin işe alım stratejilerindeki yeni bir eğilim, elit üniversitelerin önemini yeniden artırıyor. 2025 yılında 150'den fazla şirketle yapılan bir anket, şirketlerin %26'sının belirli, kısa bir okul listesinden eleman aldığını ortaya koydu; bu oran 2022'de %17 idi. Araştırmaya katılan şirketlerin çoğu, belirli "hedef okullara" odaklandıklarını ve genellikle şirket merkezlerine yakın prestijli üniversitelerden gelen adaylara öncelik verdiklerini belirtiyor. Veris Insights'tan Chelsea Schein'e göre, işverenler işe alım kararlarında dereceye ve not ortalamasına (GPA) giderek daha fazla önem veriyor.

"Her yerde yetenek var" yaklaşımı, birçok nedenden dolayı popülaritesini yitirmiş durumda. Geniş çaplı işe alım süreçleri maliyetli hale gelirken, yapay zeka tarafından oluşturulan özgeçmişler adayların birbirinden ayırt edilmesini zorlaştırıyor. Ayrıca, birçok şirket için çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) artık bir öncelik değil. Bu eğilim, firmaların yüz yüze etkileşime öncelik verdiği pandemi öncesi dönemlere, özellikle 2018 ve 2019'daki sıkı işgücü piyasasına geri dönüşü işaret ediyor. Günümüzde firmalar, 4.000 üniversite arasından yaklaşık 30'undan eleman alıyor; öncelik elit üniversitelerde ve ardından şirket ofislerine yakın okullarda oluyor. GE Appliances ve finansal teknoloji firması Bill gibi büyük şirketler de bu stratejiyi benimsiyor. Hatta McKinsey, kariyer sayfasındaki "Dereceleri değil, insanları işe alırız" ifadesini kaldırarak, belirli 20 üniversitede mezunlarla yüz yüze etkinlikler düzenleyerek "yüksek dokunuşlu bir sürece" geri döndüğünü duyurdu. Bu değişim, yükseköğretimdeki elit kurumlara rekabet avantajı sağlayabilir.

İçgörü

İşverenlerin işe alım stratejilerinde köklü bir değişim yaşanarak, prestijli üniversite mezunlarına ve akademik başarılara verilen önemin artması, yükseköğretim kurumları arasındaki rekabeti yeniden şekillendiriyor.

Kaynak