Ana Sayfa

Gurme Sendromu: Beyin Hasarı Sonrası Gurme Tutkusu

1 dk okuma

Gurme sendromu, genellikle frontal lob yaralanmasından altı ila on iki ay sonra ortaya çıkan, oldukça nadir ve iyi huylu bir yeme bozukluğudur. Bu sendromu yaşayan kişilerde genellikle sağ yarımküre frontal veya temporal beyin lezyonları görülür; bu lezyonlar genellikle kortikal alanları, bazal gangliyonları veya limbik yapıları etkiler. Bu kişiler, beyin hasarından sonra gurme yiyeceklere karşı yeni ve takıntılı bir tutku geliştirirler. Sendromun iki ana yönü vardır: ilki, kaliteli yemek yeme alışkanlıkları ve tat alma duyusundaki değişiklikler; ikincisi ise aşerme ve koruma ile sonuçlanabilen takıntılı bir bileşendir. Gurme sendromu, bağımlılık ve obsesif bozukluklarla biyolojik özellikler paylaşır ve onlarla ilişkili olabilir.

Bu sendromun temel karakteristiği, frontal lob yaralanmasının ardından rafine yiyeceklere karşı yeni bulunan bir takıntıdır. Sağlıklı beslenmede rol oynayan frontotemporal devrelerin yaralanmasıyla ortaya çıktığı düşünülmektedir. İlk olarak 1997'de tanımlanan sendromun 2001 yılına kadar sadece 36 kişide teşhis edildiği bildirilmiştir. Birçok vakada, hastaların daha önce yemeğe karşı herhangi bir ilgisi veya yeme bozuklukları geçmişi bulunmamaktaydı.

En bilinen vakalardan biri, 1997'de Regard ve Landis tarafından belgelenen, felç geçiren İsviçreli bir hastadır. Hastaneden taburcu olduktan sonra siyasi gazetecilik işini bırakıp yemek eleştirmeni olmuştur. Başka bir vakada ise, maraton koşmaya meraklı bir adamın sadece gastronomiye ilgi duymaya başladığı, gurme yemekler için yüzlerce kilometre yol kat ettiği ve ünlü bir yemek eleştirmeni olup 50 kg aldığı gözlemlenmiştir. Çocuklarda da nadiren görülen bu sendrom, beyin hasarının insan davranışları üzerindeki şaşırtıcı etkilerini ortaya koymaktadır.

İçgörü

Beyin hasarının beslenme alışkanlıkları ve kişisel ilgi alanları üzerinde beklenmedik ve kalıcı değişikliklere yol açabileceğini gösteriyor.

Kaynak