Linus Torvalds'ın VIZIO davasındaki kararı kutlamasıyla başlayan tartışma, GPLv2'nin kaynak kodu gereksinimlerinin, değiştirilmiş yazılımın bir cihaza başarıyla kurulması için gereken anahtarları ve diğer verileri ne ölçüde kapsadığına odaklanıyor. Bu dava, "tivoizasyon" olarak bilinen, cihazların sahiplerinin özgür yazılımı değiştirmesini engelleyecek şekilde kilitlenmesi uygulamasını yeniden gündeme getirdi. Tivoizasyon, birçok özgür yazılım geliştiricisi tarafından, copyleft yazılımın sağladığı özgürlükleri kısıtlamanın bir yolu olarak görülse de, bu uygulamanın GPLv2'yi ihlal edip etmediği konusunda evrensel bir fikir birliği bulunmuyor. GNU projesi bile tivoizasyonu eleştirse de, bunun bir GPLv2 ihlali olduğunu iddia etmiyor. GPL'nin üçüncü sürümü hazırlanırken tivoizasyonu engellemek için özel çaba sarf edilmiş, ancak Linux çekirdeği gibi birçok proje bu sürümü benimsememiştir.
VIZIO davasında 2025 sonunda verilen kararda, hakimin GPL'nin imzalama anahtarlarının sağlanmasını gerektirmediğine hükmettiği belirtildi. Karar, GPL'nin kaynak kodu gereksinimlerinin, değiştirilmiş bir yazılım sürümünü orijinal cihaza kurmak ve "düzgün çalışmaya devam etmesini" sağlamak için gereken materyalleri kapsamadığını açıkça ifade etti. Software Freedom Conservancy (SFC) ise bu karara hızlıca bir basın açıklamasıyla yanıt verdi. SFC, kararın aslında mahkemenin önünde olmayan bir konuyu ele aldığını, kendilerinin bu yeteneği talep etmediğini belirtti. Bu durum, lisans uyumluluğu ve özgür yazılımın geleceği üzerindeki yorum farklılıklarını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bu karar, açık kaynak yazılım lisanslarının yorumlanması ve cihaz üreticilerinin kullanıcıların cihazları üzerindeki kontrolünü nasıl etkilediği konusunda önemli bir emsal teşkil ediyor.