Google Street View'un 2007'de kullanıma sunulmasıyla birlikte "dünyanın fotoğrafçısı" haline gelmesiyle, sanatçı Jon Rafman, o günden bu yana Google'ın Street View araçları tarafından yakalanan anları titizlikle bir araya getiriyor. "Nine Eyes" adını verdiği bu proje, Street View araçlarına takılan dokuz kameraya atıfta bulunuyor. Danimarka'daki Louisiana Modern Sanat Müzesi, Rafman'ın projesini sergilerken, bu görüntülerde geleneksel fotoğrafçılığın aksine bir yazar olmadığını ve kameranın her şeyi kaydettiğini ancak hiçbir şeyi anlamadığını vurguluyor. Rafman, 2008'den beri bloglardan ve web sitelerinden derlediği bir arşivle başlayarak, kendi keşfettiği fotoğraflarla bu koleksiyonu sürekli genişletiyor. Sanatçı, kameraların ne çektikleri konusunda kayıtsız olduğunu, ancak kendisinin bu görüntüleri küratörlük yaparak adeta karanlık odada fotoğraf geliştirir gibi dönüştürdüğünü belirtiyor.
Sergide, Street View'un yapaylığını işaret eden teknolojik aksaklıklar, hatanın yarattığı "mutlu kazalar" ve sokak hayatının çeşitli yönleri öne çıkıyor. Rafman, koleksiyonunda silahlı bir adam, fahişeler, sarhoşlar gibi "karanlık ve sert" sokak sahnelerinden, romantik, gerçeküstü ve ironik görüntülere kadar varoluşun farklı kutuplarını barındırdığını ifade ediyor. Louisiana'daki "Report a Concern" adlı sergi, Google'ın görüntülerinin köşesindeki mesaja bir gönderme niteliğinde. Bu, "Nine Eyes" arşivinin ilk kapsamlı sunumu olup, yalnızca orijinal görüntüleri değil, aynı zamanda yeni yapay zeka tabanlı eserleri de içeriyor. Müze, serginin dijital çağda teknoloji, gözetim ve hafızanın gerçeklik algımızı nasıl şekillendirdiğini araştırdığını ve izleyicileri dünyaya değil, teknolojinin dünyayı bizim için nasıl gördüğüne yeniden bakmaya davet ettiğini belirtiyor. Sergi, 11 Ocak 2026 tarihine kadar Danimarka'nın Humlebaek kentindeki Louisiana Modern Sanat Müzesi'nde görülebilir.
Google Street View'un rastgele yakaladığı anların, sanatçı Jon Rafman tarafından küratörlük yapılarak dijital çağın gerçeklik algısı ve gözetim üzerine düşündüren bir sanat eserine dönüşmesi, teknoloji ve sanat arasındaki etkileşimin yeni boyutlarını gözler önüne seriyor.