“Good Will Hunting” filmi, MIT'de temizlikçi olarak çalışan ve kimsenin beklemediği bir matematik dehası olan Will Hunting'in hikayesini anlatır. Filmde, Will'in bir karatahtadaki "inanılmaz derecede zor" bir matematik problemini kısa sürede çözmesi, izleyicileri gizli yeteneklerin varlığına dair büyülemişti. Yazar da filmi ilk izlediğinde bu fikirden etkilenmiş, ancak zamanla matematik bilgisi arttıkça, bu durumu "Hollywood saçmalığı" olarak nitelendirmiştir. Zira filmdeki matematiksel problem, yakından incelendiğinde o kadar da zor değildir.
Filmin ilham kaynağı olan gerçek hikaye, çok daha etkileyicidir ve "doğrusal programlamanın babası" olarak bilinen George Dantzig'e aittir. 1939'da, Berkeley Üniversitesi'nde istatistik profesörü Jerzy Neyman'ın dersine geç kalan yüksek lisans öğrencisi Dantzig, tahtadaki iki problemi ödev sanmıştır. Problemlerin normalden daha zor olduğunu düşünse de, ikisini de çözerek Neyman'a teslim etmiştir. Ancak bu problemler, o dönemde istatistikteki en ünlü çözülmemiş sorunlardan ikisiydi.
Dantzig'in bu başarısı gerçekten dikkat çekiciyken, Hollywood filminde kullanılan matematiksel problem, belirli terimleri öğrendikten sonra oldukça kolay bir şekilde çözülebilir. Filmde "n = 10 boyutundaki tüm homeomorfik olarak indirgenemez ağaçları çizin" şeklinde sunulan bu zorluk, aslında sunum biçimiyle daha karmaşık görünmektedir. Bu durum, gerçek deha ile sinematik abartı arasındaki farkı gözler önüne sermektedir.
Filmdeki matematiksel dehanın tasviri, gerçek hayattaki bilimsel başarıların karmaşıklığı ve zorluğuyla çelişmektedir.