Yaklaşık üç yıl önce, Akdeniz'e çarpan ve kısmen tamamlanmış KM3NET dedektörünü aydınlatan bir parçacık, bilim dünyasında büyük bir merak uyandırdı. Bu parçacık, diğer maddelerin içinden fark edilmeden geçme yeteneğiyle bilinen temel bir madde bileşeni olan bir nötrinoydu. Antarktika'daki benzer IceCube gözlemevi yüzlerce kozmik nötrino tespit etmiş olsa da, bu yeni keşfedilen nötrino, daha önce görülen tüm nötrinolardan yaklaşık 35 kat daha enerjik olmasıyla dikkat çekiyor. Bilim insanları başlangıçta bu "canavar nötrinonun" aktif bir blazardan veya kozmosu kapladığı düşünülen kozmojenik yüksek enerjili parçacıkların arka plan kaynağından gelmiş olabileceğini düşündüler.
Ancak Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden fizikçi David Kaiser, daha cesur bir öneriyle ortaya çıktı: Ya bu dev nötrino, patlayan ilkel bir kara delikten geliyorsa? Kaiser, bu tür kara deliklerin "atomlar, hatta yıldızlar bile oluşmadan önce" meydana gelebileceğini belirtiyor. İlkel kara delikler (PBH'ler), evrenin ilk salisesinde oluştuğu varsayılan kara deliklerdir. Hipoteze göre, uzayın hızlı genişlemesi sırasında, uzay-zaman yoğunluğunda o kadar yüksek artışlar yaşanmış olabilir ki, bunlar kara deliklere dönüşmüştür. Bu kara delikler, yoğunluk artışlarının boyutuna bağlı olarak atom çekirdeği kadar küçükten çok daha büyük kütlelere sahip olabilirdi.
İlkel kara delik fikri ilk olarak 1966'da Sovyet fizikçiler Yakov Zel'dovich ve Igor Novikov tarafından öne sürülmüş ve 1971'de Stephen Hawking tarafından pekiştirilmiştir. Ancak bu hipotezin bazı zorlukları da bulunuyor; teorik fizikçiler, ilkel kara delikleri standart kozmolojik teoriyle uyumlu hale getirmek için modellerinin parametrelerini çok hassas bir şekilde ayarlamak zorunda kalıyorlar. Yine de, bu sıra dışı nötrinonun kesin bir açıklaması olmaması, ilkel kara deliklerin varlığı ve karanlık madde ile potansiyel bağlantıları nedeniyle bu fikri oldukça ilgi çekici kılıyor.
Bu keşif, evrenin erken dönemlerine ve karanlık maddenin doğasına dair yeni kapılar aralayabilir.