Compyle, geliştiricilerin uzaktan çalışma ortamlarında yaşadığı gecikme sorununa odaklanıyor. Şirket, kullanıcıların anlık bulut geliştirme ortamları oluşturduğu bir platform sunuyor. Başlangıçtaki mimarilerinde, bir görev başlatıldığında birincil bölgede yeni bir sandbox oluşturuluyor ve aracı ile kullanıcı arasındaki iletişim bir socket server aracılığıyla sağlanıyordu. Ancak bu yaklaşım, başlangıç süresi ve gecikme konularında ciddi sorunlar yaratıyordu.
Mevcut mimaride, bir sandbox'ın başlatılması 10 ila 30 saniye sürüyordu. Bunun nedeni, birkaç yüz megabaytlık Dockerfile'lar ve her makineye eklenen şifreli disk birimleriydi. Gecikme ise 200 milisaniyenin üzerindeydi; her istek fazladan bir ağ atlaması gerektiriyor ve socket server'daki bağlantı birleştirme işlemleri ek yük getiriyordu. Özellikle terminal ve IDE gibi interaktif ortamlarda bu gecikme, kullanıcı deneyimini dayanılmaz hale getiriyordu. Güvenlik açısından ise aracı internete açık olmadığı ve hassas bilgiler içermediği için sorun yoktu.
Başlangıç süresi sorununu çözmek için "warm pool" (hazırda bekleyen makine havuzu) yaklaşımı benimsendi. Bu sayede, kullanıcı bir görev başlattığında yeni bir makine sağlamak yerine hazır bir makine kullanılarak başlangıç süresi 30 saniyeden 50 milisaniyeye düşürüldü. Ancak bu çözüm, gecikme sorununu gidermedi. Makale, düşük gecikme için aracıları ortadan kaldırmanın ve sunucuları kullanıcılara daha yakın konumlandırmanın önemini vurguluyor.
Uzak geliştirme ortamlarında yaşanan gecikmeyi azaltmak için sunucuların kullanıcılara coğrafi olarak yakın konumlandırılması ve mimarideki gereksiz adımların ortadan kaldırılması kritik öneme sahiptir.