Ana Sayfa

Geciken Adalet, Adaletsizliktir

1 dk okuma

“Geciken adalet, adaletsizliktir” ifadesi, yasal bir ilke olup, mağdur bir tarafa hukuki veya adil bir çözüm sunulmasına rağmen, bu çözümün zamanında sağlanmaması durumunda, hiçbir çözümün olmamasıyla eşdeğer olduğunu belirtir. Bu temel prensip, hızlı yargılanma hakkı ve yasal sistemi hızlandırmayı amaçlayan benzer hakların temelini oluşturur. Zira, zarar gören tarafın zamanında ve etkili bir çözüme ulaşma umudunun az olması, büyük bir haksızlık yaratır.

Bu ilke, mahkemelerin, yargıçların veya hükümetlerin hukuki sorunları çok yavaş çözdüğünü düşünen hukuk reformcuları için bir çağrı haline gelmiştir. Gecikmeler; davanın karmaşıklığı, mevcut sistemin aşırı yüklenmesi veya ilgili tarafın siyasi desteğinin olmaması gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Bireysel davalar, yargıçların karar verme konusundaki tereddütlerinden de etkilenebilir. Yasal düzenlemeler ve mahkeme kuralları bu eğilimi kontrol altına almaya çalışırken, yargıçlar da kararları zamanında vermeme veya birikmiş işlerini doğru raporlamama durumunda denetime ve hatta disipline tabi tutulabilirler.

Bu ifadenin kökeni konusunda farklı görüşler bulunsa da, William Ewart Gladstone’a atfedilse de daha eski kaynaklarda da geçmektedir. Babil Talmudu’nda “Adalet uyuduğunda, adalet iptal olur” şeklinde bir ifadeye rastlanırken, Pirkei Avot’ta da “Kılıç dünyaya, geciken adalet ve reddedilen adalet yüzünden gelir” denilmiştir. Magna Carta’nın 1215 tarihli 40. maddesi “Hiç kimseye hakkı veya adaleti satmayacağız, reddetmeyeceğiz veya geciktirmeyeceğiz” der. Francis Bacon ve William Penn gibi isimler de benzer düşünceleri dile getirmiş, Martin Luther King Jr. ise 1963’teki “Birmingham Hapishanesi’nden Mektup” adlı yazısında “çok uzun süre geciken adalet, reddedilen adalettir” ifadesini kullanmıştır.

İçgörü

Bu ilke, zamanında yasal çözümlerin sağlanmadığı durumlarda adaletin özünün kaybolduğunu vurgulayarak, hukukun temel işleyişi için kritik bir uyarı niteliğindedir.

Kaynak