Seth Godin, 25 yıl önce büyük bilim kurgu ve gizem yazarlarıyla birlikte bilgisayar macera oyunları geliştirdiği döneme ait ilginç bir anısını paylaşıyor. Bir akşam yazar Harry Harrison ile sohbet ederken, Harrison'ın Michael Crichton'a karşı beslediği tuhaf bir kızgınlığı öğrenir. Harrison, Crichton ile hiç tanışmamış olmasına rağmen, onu "dışlayacağını" belirtir. Bu kızgınlığın nedeni, Harrison'ın uzaydan gelen bir virüsün küçük bir kasabayı yok etmesini konu alan bir bilim kurgu romanı üzerinde altı ay çalışmış olmasıdır. Tam romanını bitirmek üzereyken, Crichton'ın The Andromeda Strain adlı eseri piyasaya çıkar ve büyük bir başarı elde eder. Harrison, kendi taslağını çöpe atmak zorunda kalır ve Crichton'ın kendi çalışmasından habersiz olmasına rağmen, fikrini "önceden çaldığı" için öfkelenir.
Godin, bu hikayeden yola çıkarak okuyucularına önemli bir soru yöneltiyor: Neden başkalarının bir sonraki büyük fikrini veya inovasyonunu "önceden çalmayalım"? Pazarın, başka bir gezegenden gelmişçesine sıra dışı yaratıcılığı nadiren ödüllendirdiğini belirtiyor. Başarılı bir inovasyonun genellikle zaten bir yerlerde geliştirilmekte olan bir fikir olduğunu vurguluyor. Önemli olan, hayran olduğumuz kişilerin veya rakiplerin nasıl düşündüğünü anlamak ve ardından bu fikirleri daha cesur ve daha hızlı bir şekilde hayata geçirmektir.
Başarılı inovasyon, tamamen yeni fikirler üretmekten ziyade, mevcut veya gelişmekte olan fikirleri daha hızlı ve cesurca hayata geçirme yeteneğinde yatar.