Yazar, bir sabah kapılarına dayanan polisin şaşırtıcı hikayesiyle başlıyor. Evlerinden gelen bir 911 çağrısı ve çığlıklar üzerine gelen polis, yazarın ikiz çocuklarıyla frazzled halini görünce yumuşuyor. Olayın sebebi ise muhtemelen yazarın Alexa'ya yanlış bir şarkı versiyonunu oynatması ve çocuklarının buna şiddetli tepki vermesiydi. Bu durum, yazar için "kalıcı bir acil durum" hissinin mükemmel bir metaforu haline geliyor; zira küçük çocuklarla yaşamın her anı, beklenmedik olaylarla dolu bir kriz anı gibi hissedilebiliyor.
Makale, çocuk sahibi olmanın getirdiği sürekli ve öngörülemez "acil durum" hissini mizahi bir dille ele alıyor. Çocukların şarkı tercihleri, anlık değişen ruh halleri ve özellikle teknolojiyle etkileşimleri bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Yazar, çocuklarının Alexa'ya komut verme çabalarını ve telaffuz edemedikleri şarkı isimleri için kendi takma adlarını geliştirmelerini örnek vererek, ebeveynliğin bu kaotik ama bir o kadar da komik yönlerini gözler önüne seriyor. "Güneş şarkısı" veya "otobüs şarkısı" gibi kendi isimlendirmeleri, onların dünyayı algılama biçimlerini yansıtıyor. Ebeveynlerin sürekli değişen taleplere ayak uydurma çabası ve bu süreçte yaşanan komik anlar, makalenin ana temasını oluştururken, modern yaşamda teknolojinin aile dinamikleri üzerindeki etkisini de ironik bir şekilde vurguluyor.
Modern ebeveynliğin getirdiği sürekli değişen talepler ve teknolojiyle iç içe geçen yaşamın mizahi ve gerçekçi bir portresi sunuluyor.