Ana Sayfa

Dünya "Su İflası" Dönemine Girdi: Geri Dönüşü Olmayan Sonuçlar Kapıda

1 dk okuma

Birleşmiş Milletler'in yeni bir raporuna göre dünya, geri dönüşü olmayan sonuçlarla "küresel su iflası" dönemine girmiş durumda. Rapor, "su krizi" veya "su stresi" gibi terimlerin durumun ciddiyetini yansıtmaktan uzak olduğunu belirtiyor; çünkü bu durum geçici bir şok değil, adapte olmamız gereken kalıcı yeni bir gerçeklik. BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü direktörü Kaveh Madani'ye göre, doğanın yağmur ve kar şeklinde sağladığı su gelirinden çok daha fazlasını harcıyoruz. Nehirlerden, göllerden, sulak alanlardan ve yeraltı akiferlerinden su çekme hızımız, yenilenme hızlarından çok daha yüksek, bu da bizi büyük bir su borcuna sokuyor. İklim değişikliğinin tetiklediği aşırı sıcaklar ve kuraklıklar ise bu sorunu daha da derinleştiriyor.

Bu durumun sonuçları arasında küçülen nehirler ve göller, kurumuş sulak alanlar, azalan akiferler, çölleşme, kar eksikliği ve eriyen buzullar yer alıyor. Rapor, 1990'dan bu yana gezegenin büyük göllerinin %50'sinden fazlasının su kaybettiğini, büyük akiferlerin %70'inin uzun vadeli düşüşte olduğunu ve son 50 yılda Avrupa Birliği büyüklüğünde bir sulak alanın yok olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, 1970'ten beri buzullar %30 oranında küçüldü. Su sistemlerinin daha az gergin olduğu yerlerde bile kirlilik, içilebilir su miktarını azaltıyor. Madani, birçok bölgenin "hidrolojik imkanlarının ötesinde yaşadığını" ve eski koşullara dönmenin artık imkansız olduğunu vurguluyor.

Yaklaşık 4 milyar insan her yıl en az bir ay boyunca su kıtlığıyla karşı karşıya kalıyor. Ancak, bu ciddi sorunu kabul etmek ve tüketimi ayarlamak yerine, suyun varlığı hala garanti kabul ediliyor ve "kredi limitleri artmaya devam ediyor." Los Angeles, Las Vegas ve Tahran gibi şehirlerin sınırlı su kaynaklarına rağmen genişlemeye devam etmesi bu duruma örnek gösteriliyor. Rapor, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya'nın bazı bölgelerinin bu durumdan özellikle ağır etkilendiğini belirtiyor.

İçgörü

Dünya, su kaynaklarını sürdürülemez bir hızda tüketerek geri dönülemez çevresel ve insani sonuçlarla karşı karşıya kalmıştır.

Kaynak