Gezegenimizin iklimi tarihi boyunca sürekli değişse de, mevcut ısınma hızı son 10.000 yıldır görülmemiş bir seviyede. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), insan faaliyetlerinin iklim sistemi üzerindeki etkisinin artık bir teoriden kanıtlanmış bir gerçeğe dönüştüğünü belirtiyor. Buz çekirdekleri, kayalar ve ağaç halkaları gibi doğal kaynaklardan elde edilen verilerle birlikte, uydular ve modern enstrümanlar aracılığıyla toplanan bilgiler, gezegenimizin değişen ikliminin işaretlerini net bir şekilde gösteriyor. Küresel sıcaklık artışından eriyen buz tabakalarına kadar, ısınan bir gezegenin kanıtları her yerde karşımıza çıkıyor.
Son birkaç bin yıldır eşi benzeri görülmemiş bir hızla gerçekleşen bu değişim, özellikle 1800'lerin ortalarından bu yana insan faaliyetlerinin bir sonucu. Dünya'nın yörüngesindeki küçük değişikliklerin neden olduğu geçmiş iklim değişikliklerinin aksine, mevcut ısınma eğilimi, insan faaliyetlerinin atmosfere saldığı sera gazları nedeniyle Güneş enerjisinin daha fazla hapsolmasıyla ilişkilendiriliyor. Bu ek enerji, atmosferi, okyanusları ve karasal alanları ısıtarak yaygın ve hızlı değişikliklere yol açtı.
NASA gibi kuruluşların kullandığı uydular ve yeni teknolojiler, bilim insanlarının gezegenimiz ve iklimi hakkında küresel ölçekte bilgi toplamasını sağladı. Yıllar içinde toplanan bu veriler, iklim değişikliğinin belirtilerini ve kalıplarını ortaya koyuyor. Karbon dioksit ve diğer gazların ısı tutma özelliği 19. yüzyılın ortalarında kanıtlanmıştı ve artan sera gazı seviyelerinin Dünya'yı ısıttığına dair hiçbir şüphe bulunmuyor. Paleoklimatolojik kanıtlar, mevcut ısınmanın bir buz çağından sonraki ortalama ısınma hızından yaklaşık 10 kat daha hızlı gerçekleştiğini ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan karbon dioksit artışının doğal kaynaklardan sonraki artıştan yaklaşık 250 kat daha hızlı olduğunu ortaya koyuyor. İklim sisteminin ısındığına dair bilimsel kanıtlar tartışılmazdır.
İnsan faaliyetlerinin neden olduğu küresel ısınmanın hızı ve ölçeği, gezegenimizin geleceği için acil eylem gerektiren eşi benzeri görülmemiş bir tehdit oluşturuyor.