Yazar, üç yıl boyunca önde gelen bir yapay zeka kuruluşunda çalıştıktan sonra 2024 başında istifa ettiğini ve bu süreçte Dostoyevski'nin 1872 tarihli "Ecinniler" (Бесы) romanını yeniden okuduğunu itiraf ediyor. Makale, Dostoyevski'nin bu eserinin, günümüzdeki yapay genel zeka (AGI) geliştirme süreçlerini anlamak için şaşırtıcı derecede güncel ve isabetli olduğunu savunuyor. Yazar, romanın sadece 1869 Neçaev olayına bir yanıt olarak değil, aynı zamanda insanlığın kontrol edemeyeceği bir şeyin şekillenmesini izleme deneyimiyle de ilgili olduğunu belirtiyor. Dostoyevski'nin, küçük bir grubun kendilerini normal etik kısıtlamaların ötesinde bir gerçeği keşfettiğine ikna ettiğinde ortaya çıkan psikolojik ve sosyal dinamikleri korkutucu bir hassasiyetle anladığını öne sürüyor. Yazar, soyutlamanın vicdanı eylemden nasıl ayırabildiğini, insanlığın kurtuluşuyla başlayan hareketlerin nasıl köleliğe yol açtığını ve felaketin alaycılardan değil, inananlardan geldiğini Dostoyevski'nin kavradığını vurguluyor. San Francisco ve Londra'daki yapay zeka laboratuvarlarında bu tür "inananlarla" karşılaştığını belirten yazar, romanın sadece siyasi bir eleştiri olmaktan öte, dünyanın sonuna dair bir metin olarak okunması gerektiğini ifade ediyor.
Dostoyevski'nin 19. yüzyıl romanı "Ecinniler", etik sınırları aşan inançların ve soyut düşüncenin tehlikelerini modern yapay genel zeka (AGI) geliştirme bağlamında çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.