Casey Handmer ve Matt Weickert, Terraform Blog'da yayınladıkları makalede, insanlığın Kardashev Seviye 1 statüsüne ulaşmasının ve yapay zeka ölçeklenmesinin gezegenin tüm enerji kaynaklarını, özellikle de saf güneş enerjisi ve batarya sistemlerini kullanarak nasıl mümkün olacağını açıklıyor. Makale, yapay zeka veri merkezlerini güçlendirmek için güneş enerjisi kullanımına dair önceki çalışmaları genişletiyor ve güneş enerjisi ile doğal gaz karışımının emisyonları azaltabileceğini öne süren Scale Microgrids'in bir makalesine yanıt niteliği taşıyor. Handmer ve Weickert, geleneksel yakıt bazlı güç bileşenlerini tamamen ortadan kaldırarak, yalnızca güneş enerjisi ve bataryalarla çalışan sistemlerin daha hızlı ve daha uygun maliyetli olabileceğini savunuyor.
Yazarlar, silikon tabanlı bilişimin temel prensiplerine inerek, bir GPU'nun aslında milyarlarca transistör içeren ve elektron akışını düzenleyen karmaşık bir anahtar olduğunu belirtiyor. GPU'ların çalışmak için tek ihtiyacı olan şeyin, birkaç voltluk doğru akım (DC) güç kaynağı olduğunu vurguluyorlar. Güç sağlamanın düşünme kadar karmaşık olmaması gerektiği fikrinden yola çıkarak, güneş panelleri ve bataryaların bu talebi doğal olarak karşıladığını açıklıyorlar. Güneş panelleri, güneş fotonlarını emerek elektronları yukarı doğru iten DC kaynaklardır (yaklaşık 40V). Bataryalar ise elektronları depolayan ve serbest bırakan, yaklaşık 3.9V'ta sabit voltaj sağlayan DC kaynaklardır. Bakır kıtlığı gibi lojistik nedenlerle, tüm sistemin yaklaşık 1000V'ta çalışması ve her elektronun yüzlerce kez yeniden kullanılması için güneş hücrelerini, bataryaları ve GPU'ları seri olarak çalıştırmanın mantıklı olduğunu belirtiyorlar.
Makalenin radikal iddiası, Dünya tabanlı yapay zeka hesaplamasının gelecekte binlerce dönümlük güneş panellerinden, bir yığın GPU'dan ve bunları birbirine bağlayan doğrudan akım altyapısından oluşacağıdır. Bu vizyonda, yapay zeka veri merkezleri, doğrudan bir DC güneş enerjisi dizisine, bir DC batarya bankasına ve bir DC GPU rafına bağlı olacaktır. Bu yaklaşım, şebeke bağlantısına ihtiyaç duymama gibi önemli avantajlar sunarak, sistemleri daha basit, daha ucuz ve daha hızlı hale getirecektir.
Yapay zeka veri merkezlerinin geleceğinin, fosil yakıtlardan tamamen arındırılmış, doğrudan akım tabanlı güneş enerjisi ve batarya sistemleriyle şekilleneceği öngörülüyor.