Yazar, 20 yılı aşkın süredir var olan "Eski Sıkıcı Teknolojileri" öğrenmekten keyif aldığını belirtiyor. Bu tür teknolojilerin, karşılaşılabilecek sorunların zaten binlerce kez çözülmüş olması nedeniyle işleri kolaylaştırdığını düşünüyor. Uzun süredir popüler bir web framework'ü öğrenmek istemiş ve birkaç ay önce Django ile bir web sitesi geliştirmeye başlamış. Django'yu şu ana kadar beğendiğini ve deneyimlerini paylaştığını ifade ediyor.
Django'nun Rails'a göre "daha az sihirli" olduğunu belirtiyor. 2020'de Rails öğrenmeye çalışmış ancak projeyi bir süre bıraktığında geri dönmenin zor olduğunu fark etmiş. Rails'taki resources :topics gibi konvansiyonel yaklaşımların, belirli bir süre sonra nerede neyin yapılandırıldığını hatırlamayı güçleştirdiğini söylüyor. Django'da ise her şeyin daha açık ve belirgin olduğunu, projeyi aylarca bırakıp geri döndüğünde bile kolayca devam edebildiğini vurguluyor. Küçük Django projesinde urls.py, models.py, views.py, admin.py ve tests.py gibi ana dosyaların bulunduğunu ve diğer öğelerin (HTML şablonları gibi) bu dosyalardan açıkça referanslandığını belirtiyor.
Django'nun yerleşik bir yönetici arayüzüne sahip olmasının büyük bir avantaj olduğunu ifade ediyor. Veritabanındaki verileri manuel olarak düzenlemek veya görüntülemek için bu arayüzün çok kullanışlı olduğunu ve küçük kod değişiklikleriyle kolayca özelleştirilebildiğini örnekle açıklıyor. Ayrıca, daha önce ORM'lere şüpheyle yaklaşmasına rağmen, Django'nun ORM'inden keyif aldığını belirtiyor. Özellikle __ (çift alt çizgi) kullanarak JOIN işlemlerini temsil etme şeklini beğeniyor. Beş tabloyu içeren karmaşık bir sorguyu product__order__email_hash gibi kısa bir ifadeyle yazabilmenin, hem daha az yazım gerektirdiğini hem de daha okunabilir olduğunu düşünüyor.
Django'nun açık yapısı, yerleşik yönetici arayüzü ve güçlü ORM'i, web geliştiricilere hızlı ve sürdürülebilir projeler oluşturma imkanı sunuyor.