Ana Sayfa

Dijital Düzenin Tekelleşmesine İsyan: Kendi Sistemlerimizi Kuralım

1 dk okuma

Yazar, günümüz bilişim dünyasının geldiği noktadan duyduğu derin öfkeyi dile getiriyor. Bir zamanlar sınırsız olasılıklarla dolu olan bilgisayarların, internetin ve mobil cihazların artık büyük şirketlerin (Microsoft, Apple, Amazon gibi) kontrolünde, nakit elde etmeye odaklı kapalı sistemlere dönüştüğünü belirtiyor. Yazılım geliştiricilerin bu platformların oligarşisine mahkum kaldığını, müşteri ilişkilerinin ve geliştirme imkanlarının kısıtlandığını vurguluyor. Dijital yaşamın bu en zengin şirketler aracılığıyla sürdürülmek zorunda kalmasının, bireysel özgürlükleri ve mahremiyeti tehdit ettiğini ifade ediyor.

2026 yılına gelindiğinde, ABD merkezli bu şirketlerin politikalarının liberal dünya düzenine karşıt bir duruş sergilediği ve Kanada gibi ülkelerin dijital altyapılarını tamamen ABD'li firmalara (Office 365, AWS, Windows, macOS, iOS, Android) emanet etmesinin yarattığı bağımlılığın tehlikeleri üzerinde duruluyor. Yazar, Kanada hükümetlerini ve sektör liderlerini, kısa vadeli kazançlar uğruna uzun vadeli büyüme ve bağımsızlık yolunu terk etmekle eleştiriyor. Bu durumun, ülkeleri dijital olarak "tuzağa düşürdüğünü" ve büyük bir pişmanlık yarattığını belirtiyor.

Peki, çok mu geç? Yazar, durumun umutsuz görünse de bir şeyler yapılabileceğine inanıyor ve "Kendi Sistemlerimizi Kuralım" çağrısı yapıyor. Bu strateji, mevcut kapalı sistemlere alternatif, daha iyi ve bağımsız versiyonlar geliştirmeyi içeriyor. İlk adım olarak, herhangi bir bilgisayarda çalışabilecek, telefon ve tablet uyumlu, uygulama geliştirmeyi kolaylaştıracak açık kaynaklı bir işletim sistemi (Linux tabanlı) oluşturulmasını öneriyor. Bu, dijital bağımsızlık için atılacak kritik bir adım olarak görülüyor.

İçgörü

Dijital dünyanın dev şirketler tarafından tekelleşmesine karşı bağımsız, açık kaynaklı ve yerel çözümler geliştirme ihtiyacını vurgulayarak, ulusal dijital egemenliğin önemine dikkat çekiyor.

Kaynak