Demans hastalarına evde bakmak, aileler için uzun yıllar boyunca sürdürülebilir olsa da, hastalığın ilerlemesiyle birlikte büyük zorluklara yol açabilir. Geriatrist Dr. Marc Rothman'a göre, evde bakım zamanla "tek kişilik bir huzurevi" kurmaya dönüşebilir; bu süreç, diyetten ilaç yönetimine, rehabilitasyondan randevulara kadar birçok karmaşık sorumluluğu içerir ve bakıcının kendi sağlığını da göz ardı etmemesini gerektirir. Aileler genellikle yavaş yavaş bir krize doğru sürüklenirler.
Evde bakımın sürdürülemez hale gelmesine neden olan başlıca faktörler arasında idrar kaçırma, artan paranoya, agresif davranışlar ve hastaların kaybolma eğilimi ("dolaşma" veya "firar") yer alır. Alzheimer Derneği'nden Elizabeth Edgerly, "dolaşma" teriminin her zaman doğru olmadığını, çünkü demanslı kişinin genellikle bir nedeni olduğunu belirtiyor; örneğin, emekli olduğu işine gitmek istemesi veya büyümüş çocuklarını almaya çalışması gibi. Bu davranışlar, hastanın tanıdık ortamı bile "ev" olarak algılamamasıyla da ilişkilendirilebilir. Özellikle hastanın güvenli bir alandan ayrılıp tehlikeye girmesi durumunda "firar" olarak adlandırılır.
Bakıcılar için bu durum son derece korkutucu olabilir. Valerie Staats, Alzheimer hastası eşi Shelley Schultz'a evde bakarken yaşadığı bir olayı anlatıyor. Uzun bir günün ardından eşini uyuttuktan sonra arabayı temizlerken yorgunluktan uyuyakalan Staats, uyandığında eşinin kaybolduğunu fark etti. Bu olay, Staats'ın evde bakımın sınırlarını sorgulamasına ve eşini bir tesise yerleştirme fikrini düşünmesine neden oldu. Bu tür deneyimler, demans bakımında ailelerin karşılaştığı zorlukların ve dönüm noktalarının altını çiziyor.
Demans hastalarının evde bakımı, hastalığın ilerlemesiyle ortaya çıkan idrar kaçırma, agresiflik ve dolaşma gibi davranışlar nedeniyle aileler için sürdürülemez hale gelebilir ve profesyonel destek ihtiyacını tetikleyebilir.