Son dönemde yapılan bir araştırma, insan davranışlarına yönelik geniş kapsamlı genellemelerin, genellikle etnik olarak tekdüze örneklemlere dayanması nedeniyle yanıltıcı olabileceğini ortaya koydu. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan bu çalışma, belirli davranışlardaki ırksal ve etnik farklılıkların, kadınlar ve erkekler arasındaki bilinen farklılıklar kadar büyük olabileceğini gösteriyor. Bu durum, cinsiyetin rekabetçilik ve risk toleransı üzerindeki etkisine dair yaygın varsayımların tüm demografik gruplarda geçerli olmadığını düşündürüyor.
Davranış bilimciler, uzun süredir "WEIRD" (Batılı, Eğitimli, Endüstrileşmiş, Zengin ve Demokratik toplumlardan) örneklemlere aşırı bağımlılıkları nedeniyle eleştiriliyor. Bu örneklemler genellikle Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'daki üniversite öğrencilerinden oluştuğu için küresel nüfusu temsil etmiyor ve davranışların ülke içinde nasıl farklılaştığına dair bilimsel anlayışta önemli bir boşluk yaratıyor. Özellikle davranışsal ekonomi literatüründe, erkek ve kadınların risk alma ve rekabet etme istekliliğindeki farklılıklar incelenirken, katılımcıların ırksal ve etnik kökenleri nadiren rapor ediliyor. 2020-2024 yılları arasındaki önde gelen ekonomi dergilerinin incelenmesi, ABD'de yapılan davranışsal çalışmaların yalnızca küçük bir kısmının bu bilgiyi içerdiğini gösteriyor.
Bu dengesizliği gidermek amacıyla, Nikos Nikiforakis liderliğindeki araştırmacılar, 25-54 yaş arası 2.468 yetişkinden oluşan geniş bir örneklemle çalıştı. Örneklem, Siyah erkekler, Siyah kadınlar, Hispanik erkekler, Hispanik kadınlar, Beyaz erkekler ve Beyaz kadınlar olmak üzere altı farklı demografik grubu eşit şekilde temsil edecek şekilde dengelendi. Araştırmacılar, her grubun ulusal nüfusu doğru bir şekilde yansıtmasını sağlamak için yaş, eğitim düzeyi ve siyasi yönelim gibi faktörleri dikkate alarak matematiksel ağırlıklandırma teknikleri kullandı. Bu titiz metodoloji, davranışsal farklılıkların daha kapsamlı ve gerçeğe yakın bir şekilde anlaşılmasına olanak tanıyor.
Davranış bilimlerindeki genellemelerin geçerliliği, araştırma örneklemlerinin etnik çeşitliliğini göz ardı etmesi nedeniyle sorgulanmalıdır.