Disketler, 1970'lerin başından itibaren yirmi yılı aşkın süre boyunca kişisel bilgisayar çağının önemli bir parçasıydı ve dijital bilgiyi depolamanın ve aktarmanın varsayılan yolu olarak kullanıldı. On milyarlarca üretilmiş olmasına rağmen, günümüzde çoğu disket çürümeye terk edilmiş durumda. Bu durum, on yıllara yayılan bilimsel araştırmaların, hükümet kayıtlarının, yazılımların ve kişisel yazışmaların tarihin tozlu raflarına karışması riskini taşıyor. Disketlerdeki verileri kurtarmak, eski bir sürücüyü takmaktan çok daha karmaşık; zira disketler çeşitli boyutlarda ve düzinelerce uyumsuz formatta üretildi. Ayrıca, bu disketleri okuyabilen donanımlar da giderek azalıyor ve kayboluyor, bu da büyük miktarda erken dönem dijital tarihin "Dijital Karanlık Çağ"a sürüklenmesi tehlikesini beraberinde getiriyor.
Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi'nde arşivci olan Leontien Talboom, bu dijital mirası korumak için yıllardır çalışıyor. Retro bilgisayar meraklılarıyla işbirliği yaparak, kütüphanenin koleksiyonundaki yüzlerce tarihi disketten veri kurtardı; bunlar arasında fizikçi Stephen Hawking'in daha önce erişilemeyen dersleri de bulunuyor. Üniversitenin "Future Nostalgia" projesinin bir parçası olarak, Talboom yakın zamanda disketleri koruma amaçlı görüntüleme konusunda kapsamlı bir rehber olan "Copy That Floppy!" adlı yayının hazırlanmasına yardımcı oldu. Bu rehber, dünya genelindeki arşivcilere ve hobi sahiplerine, manyetik bozulma verileri okunamaz hale getirmeden önce verileri kurtarmak için önemli bir araç sunuyor.
Talboom, bu konunun yeterince gündeme gelmemesinden endişe duyuyor. Günümüzde terabaytlık sabit diskler ve sonsuz bulut depolama dünyasında disketler önemsiz gibi görünse de, aslında şaşırtıcı derecede dayanıklı oldukları kanıtlandı. Hatta 2019 yılına kadar ABD ordusu nükleer silah envanterini yönetmek için 8 inçlik disketler kullanırken, Japon hükümeti de iki yıl öncesine kadar bazı idari işlemler için disketleri zorunlu tutuyordu. Ucuz ve dayanıklı olmaları sayesinde yaygınlaşan disketler, birçok kurumun eski sistemlerini yenilemek yerine mevcut teknolojiyi kullanmaya devam etmesine neden oldu.
Dijital tarihin önemli bir bölümünü oluşturan eski disketlerdeki verilerin kaybolma riskiyle karşı karşıya kalması, kültürel ve bilimsel mirasın korunması için acil önlemler alınması gerektiğini gösteriyor.