Ana Sayfa

Civcivler Bouba-Kiki Testini Geçti: Dil Evrimi Teorisi Sarsılıyor

1 dk okuma

“Bouba” kelimesinin yuvarlak, “kiki” kelimesinin ise sivri gelmesi gibi seslerin şekillerle ilişkilendirilmesi sezgisi, dünya genelinde şaşırtıcı derecede tutarlıdır. Yüzyılı aşkın süredir bilim insanları, bu sezginin dilin kökenine dair önemli bir ipucu olduğunu düşünmüş, atalarımızın ilk kelimelerini ses ve anlam arasındaki bu içgüdüsel bağlantılar üzerine inşa etmiş olabileceği teorisini ortaya atmışlardı. Ancak yeni bir çalışma, bu teoriye beklenmedik bir boyut katıyor: Yeni doğmuş civcivler de aynı ses-şekil bağlantılarını kurabiliyor, bu da insan diline olan bu bağlantının o kadar da eşsiz olmayabileceğini düşündürüyor.

Science dergisinde yayımlanan bu sonuçlar, bouba-kiki etkisinin insan dilinin sesle anlamı ilk kez nasıl birleştirdiğini açıklayabileceği yönündeki köklü teoriyi sorgulatıyor. İtalya'daki Padua Üniversitesi'nden karşılaştırmalı psikolog Maria Loconsole ve ekibi, civcivlerin beyinleri dış dünyadan etkilenmeden hemen sonra test edilebildiği için bu etkiyi onlarda incelemeye karar verdi. Araştırmacılar, civcivleri yuvarlak ve sivri şekillerin önüne yerleştirip “bouba” veya “kiki” seslerini çaldıklarında, civcivlerin “bouba” duyduklarında yuvarlak şekle, “kiki” duyduklarında ise sivri şekle yöneldiğini gözlemledi.

Yumurtadan çıktıktan sonraki ilk saatlerde yapılan bu testler, ses ve şekil arasındaki bu ilişkinin deneyimle öğrenilmediğini gösteriyor. Bu bulgu, söz konusu algısal önyargının evrimsel tarihimizde daha önce inanıldığından çok daha geriye gittiğine dair kanıt olabilir. Polonya'daki Nicolaus Copernicus Üniversitesi'nden dilbilimci Aleksandra Ćwiek'in de belirttiği gibi, kuşlarla insanların evrimsel çizgisi 300 milyon yıl önce ayrılmış olması, bu ortak bağlantının ne kadar köklü olduğunu gözler önüne seriyor ve dilin kökenine dair anlayışımızı yeniden şekillendirebilir.

İçgörü

İnsan dilinin kökenine dair yerleşik teorileri sarsarak, ses ve şekil arasındaki sezgisel bağlantıların evrimsel tarihimizde çok daha eski ve türler arası ortak bir özellik olabileceğini gösteriyor.

Kaynak