90'lı yıllarda ev interneti basitti; bir Ethernet kablosu takar, bir IPv4 adresi alır ve doğrudan bir hizmeti dışarıya açabilirdiniz. Ancak IPv4 adreslerinin tükenmesi ve maliyetlerinin artmasıyla bu durum değişti. Günümüzde çoğu ev kullanıcısı, taşıyıcı sınıfı NAT (CGNAT) arkasına yerleştiriliyor ve birçok sağlayıcı maliyetleri düşürürken uyumluluğu korumak için IPv6'yı da kullanıyor. Bu makale, uçtan uca adreslemeden, binlerce müşteriyi birkaç genel IP arkasında çoklayan sağlayıcı ağlarına geçişi pratik bir bakış açısıyla ele alıyor. CGNAT, adres tasarrufu sağlayarak ISP maliyetlerini düşürse de, gelen bağlantıları engeller. Bu durum, oyunlar, VoIP, P2P uygulamaları ve ek araçlar olmadan kendi sunucunuzu barındırma gibi konularda zorluklar yaratır.
Makale, bant genişliği kavramını da inceliyor. Genellikle 'hız' olarak pazarlansa da, pratikte önemli olan kapasite, simetri ve garantilerdir. Ev bağlantıları genellikle asimetrik ve 'en iyi çaba' ilkesine göre çalışırken, iş bağlantıları simetrik verim, statik adresleme ve Hizmet Seviyesi Anlaşmaları (SLA) sunar. Yoğun popülerlik veya yanlış yapılandırılmış botlar, küçük bir uplink'i hedefli bir DDoS saldırısı gibi aşırı yükleyebilir, bu da kapasitenin önemini vurgular.
CGNAT portlarınızı engellese bile seçenekleriniz mevcuttur. Tünelleme, erişilebilir bir uç noktaya giden bir giden yol oluşturarak erişilebilirliği geri kazandırır. Makale, bore-cli ile basit bir ters tünel ve Cloudflare Tunnel ile HTTPS üzerinden Cloudflare ağına sonlanan giden bağlantı kurma örneklerini adım adım açıklıyor. Ancak, tüneller aracılığıyla hizmetleri dışarıya açarken her zaman ISP'nizin hizmet şartlarına uymanın önemi vurgulanıyor. Bu yöntemler, CGNAT'ın getirdiği kısıtlamaları aşarak modern ağlarda esneklik sağlamanın yollarını gösteriyor.
Modern internet altyapısının karmaşıklığını ve CGNAT gibi kısıtlamaları aşmak için tünelleme çözümlerinin nasıl kullanılabileceğini pratik örneklerle açıklıyor.