Yazar, C'nin artık sadece bir programlama dili olmaktan çıkıp, tüm genel amaçlı programlama dillerinin uymak zorunda olduğu bir "protokol" haline geldiğini savunuyor. Bu durumun, özellikle C'nin Uygulama İkili Arayüzleri (ABI'ler) nedeniyle büyük sorunlara yol açtığını belirtiyor. Yazarın temel rahatsızlığı, diğer dillerin (örneğin Rust ve Swift gibi) kendi doğal yapılarını kullanmak yerine, C'nin arayüzlerine uyum sağlamak zorunda kalmasıdır. Bu zorunluluk, C'nin programlama dünyasında edindiği mutlak güç ve prestijden kaynaklanıyor.
Makale, C'nin bu "lingua franca" rolünün, yeni geliştirilen diller için bile nasıl bir engel teşkil ettiğini teknik detaylarla açıklıyor. Yeni bir dil olan "Bappyscript" örneği üzerinden, bir dilin işletim sistemiyle etkileşime geçmek (örneğin dosya açmak) istediğinde, Linux'taki open(2) gibi C tabanlı fonksiyon arayüzlerine başvurmak zorunda kaldığını gösteriyor. Bu durum, Yabancı Fonksiyon Arayüzleri (FFI) aracılığıyla gerçekleşiyor ve C'nin belirsiz, uygulamaya özel tanımlamaları nedeniyle bu protokolü kullanmayı daha da karmaşık bir hale getiriyor.
Yazar, C'nin kendi içindeki tanımlama eksikliklerinin ve "integer hiyerarşisi" gibi sorunlarının tek başına bu kadar büyük bir problem yaratmayacağını, ancak bu eksikliklerin zorunlu bir protokol haline gelmesiyle birlikte diğer diller için bir kabusa dönüştüğünü vurguluyor. Amaç, C'nin kendisini iyileştirmekten ziyade, C dışındaki dillerin daha rahat kullanılabilmesini sağlamaktır.
Programlama dünyasında C'nin bir dil olmaktan çıkıp bir protokole dönüşmesi, diğer dillerin gelişimini ve işletim sistemleriyle etkileşimini derinden etkiliyor.