Grateful Dead'in kurucu ortağı, şarkıcısı, söz yazarı ve gitaristi Bob Weir, 78 yaşında hayatını kaybetti. "Sunshine daydreams" ve "truckin'" gibi şarkılarıyla jam grubunu 60 yıllık bir müzik imparatorluğuna dönüştüren Weir'in vefatı, ailesi tarafından derin bir üzüntüyle duyuruldu. Ailesi, Weir'in kanseri cesurca yendikten sonra, sevdiklerinin çevresinde huzur içinde vefat ettiğini, ancak altta yatan akciğer sorunlarına yenik düştüğünü belirtti.
Açıklamada, "Bobby, eşsiz sanatıyla Amerikan müziğini yeniden şekillendiren yol gösterici bir güç olarak sonsuza dek anılacak. Çalışmaları sadece odaları müzikle doldurmakla kalmadı; ruhu dolduran sıcak bir güneş ışığıydı, nesiller boyu hayranların taşıdığı bir topluluk, bir dil ve bir aile duygusu inşa etti. Çaldığı her akor, söylediği her kelime, ördüğü hikayelerin ayrılmaz bir parçasıydı. Bu bir davetti: hissetmeye, sorgulamaya, dolaşmaya ve ait olmaya." ifadeleri yer aldı. Jerry Garcia'nın yanında grubun eş-lider şarkıcısı, yazarı ve gitaristi olarak, eliptik riffleri, eksantrik şarkı yapıları ve sahnedeki hafif sıra dışı duruşu, 1995'te Garcia'nın ölümünden sonra bile Dead'in ayrılmaz bir bileşeni olmasını sağladı. Garcia'nın devasa kişiliğinin yanında Weir genellikle yeterince tanınmasa da, grubun basçısı Phil Lesh, Weir'in katkısını "gizli bir makine" olarak nitelendirmişti.
Robert Hall Weir, 16 Ekim 1947'de San Francisco'da doğdu ve evlat edinildi. Erken yaşta disleksi teşhisi konulmamış olsa da, davranışsal sorunları olan çocuklar için bir okulda gelecekteki en sık söz yazarı John Perry Barlow ile tanıştı. On üç yaşında gitar çalmaya başlayan Weir, 1965 Yılbaşı Gecesi Jerry Garcia ile tanışarak bir grup kurmaya karar verdi. Akustik Mother McCree's Uptown Jug Champions, daha sonra elektrikli Warlocks'a ve nihayetinde Grateful Dead'e dönüştü. Grubun en genç ve en yakışıklı üyesi olarak, Ken Kesey'in Acid Test'leri sırasında aşırı LSD kullanımı onu biraz içine kapanık hale getirmişti.
Bob Weir'in vefatı, Grateful Dead'in müziği ve kültürü üzerindeki derin etkisini bir kez daha gözler önüne sererek, Amerikan müzik tarihinde bıraktığı silinmez izi hatırlatıyor.