BMW'nin ısıtmalı koltuk aboneliği skandalı, otomotiv sektöründe uzun süredir tartışılan bir konuydu. Şirket, bu tartışmaların ardından ısıtmalı koltuklar için abonelik modelinden geri adım atmış olsa da, özelliklerin hizmet olarak sunulması (features-as-a-service) modeline olan inancını koruyor. Elektrikli araçların (EV) bakım maliyetlerinin geleneksel içten yanmalı motorlu araçlara göre daha düşük olması, üreticilerin satış sonrası gelir modellerini yeniden düşünmelerine yol açıyor. Bu noktada, BMW, ConnectedDrive platformu aracılığıyla araç satın alındıktan sonra ek özellik yükseltmeleri sunmaya devam edeceğini belirtti.
BMW sözcüsü, ConnectedDrive ortamının küresel satış sonrası stratejisinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Bu dijital tekliflerle müşterilere, araçlarını satın aldıktan sonra bireysel istekleri doğrultusunda daha fazla konfor ve esneklik sağlandığı ifade edildi. Bu sayede müşteriler, ek fonksiyonları ve hizmetleri sonradan tercih edebiliyorlar. Tesla'nın da benzer şekilde bazı yazılım tabanlı özellik yükseltmelerini tek seferlik satın alımlar olarak sunması, ancak son zamanlarda abonelik odaklı bir modele yönelmesi, sektördeki bu değişimin bir göstergesi.
BMW şimdilik daha geleneksel bir yaklaşımla, veri paketi gerektiren abonelik tabanlı eklentilere odaklanıyor ve müşterilerinin bu tür aboneliklere zaten alışkın olduğunu belirtiyor. Yarı otonom sürüş yazılımlarının çoğunun deneme süresi sonrası abonelikle gelmesi ve GM'in 1990'lardan beri OnStar hizmetleri için üyelik ücreti alması gibi örnekler, abonelik modelinin otomotiv sektöründe yeni olmadığını gösteriyor. Görünen o ki, abonelikler sadece BMW'de değil, genel olarak sektörde kalıcı olmaya devam edecek.
Otomotiv endüstrisi, elektrikli araçların bakım maliyetlerinin düşmesiyle birlikte, satış sonrası gelirlerini artırmak için abonelik tabanlı özellik ve hizmet modellerine yöneliyor.