Dünya genelinde Polonya büyüklüğünde bir alan, sıvı biyoyakıt üretimi için kullanılıyor. Our World in Data tarafından yapılan bir analiz, bu arazilerin güneş panelleriyle değerlendirilmesi durumunda, tüm otomobil ve kamyonların elektrikli hale gelmesi için yeterli elektriğin üretilebileceğini ortaya koyuyor. Elektrikli araçlar günümüzde düşük karbonlu ulaşımın anahtarı olarak görülse de, 2000'li yılların başında biyoyakıtlar daha popüler bir alternatif olarak öne çıkıyordu. Petrol çıkarmak ve yakmak yerine, tahıl ve şeker kamışı gibi ürünlerin yakıta dönüştürülmesi fikri cazipti.
Elektrikli araçların maliyet avantajı ve yükselişine rağmen, dünya biyoyakıt üretimini artırmaya devam ediyor ve bu artışın sürmesi bekleniyor. Makale, biyoyakıt üretimi için kullanılan arazinin boyutuna ve bu arazinin başka enerji formları için kullanılması durumundaki potansiyeline dikkat çekiyor. Özellikle bu arazilerin güneş panelleri için kullanılması ve bunun kaç elektrikli araca güç sağlayabileceği üzerinde duruluyor. Biyoyakıtların %99'u karayolu taşımacılığında kullanıldığı için, analiz büyük ölçüde bu alana odaklanıyor.
Araştırma, tüm biyoyakıt arazilerinin güneş panelleriyle değiştirilmesini önermese de, arazi kullanımının etkinliği hakkında bilinçli kararlar almak için her seçeneğin potansiyelini anlamanın önemini vurguluyor. Başlıca biyoyakıt üreticileri arasında Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya ve Avrupa Birliği yer alıyor ve bu bölgelerdeki mevcut politikalar nedeniyle biyoyakıt üretimindeki artışın devam edeceği öngörülüyor. Bu çalışma, arazi kullanımının gelecekteki enerji ihtiyaçlarını karşılama potansiyeline dair önemli bir bakış açısı sunuyor.
Biyoyakıt üretimi için ayrılan geniş arazilerin güneş enerjisi santrallerine dönüştürülmesi, küresel elektrikli araç filosunun enerji ihtiyacını karşılayabilecek devasa bir potansiyel sunuyor.