Ödüllü Filistinli gazeteci ve film yapımcısı Bisan Owda'nın 1.4 milyon takipçili TikTok hesabı, platformun Amerikalı yatırımcılar tarafından devralınmasından kısa bir süre sonra aniden kapatıldı. Owda, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki saldırılarını ve Filistinlilerin günlük yaşamını belgeleyen günlük vlog'larıyla geniş bir kitleye ulaşmıştı. Videoları, İsrail'in hastanelere yönelik saldırılarını, mahallelerin yerle bir edilmesini ve gazeteci suikastlarını birinci elden aktararak Batılı izleyicilere insani bir bakış açısı sunuyordu. Her videosuna "Gazze'den Bisan, ve hala hayattayım" sözleriyle başlamasıyla tanınıyordu. Al Jazeera ile birlikte çektiği "It's Bisan from Gaza, and I'm still alive" adlı belgeseli 2024'te Emmy ödülü kazanmıştı.
Owda'nın hesabının kapatılması, platformda iddia edilen bir sansür dalgasının parçası olarak görülüyor. Bu sansür dalgası, TikTok'un aralarında İsrail yanlısı bağışçı Larry Ellison'ın da bulunduğu Trump yanlısı yatırımcılar tarafından ele geçirilmesinin ardından geldi. ABD'li milletvekilleri, TikTok'u Ekim 2023'ten bu yana genç kamuoyunun İsrail aleyhine değişmesinden sorumlu tutmuş, platformdaki "Filistinlilerden bahsedilme" oranının "ezici" olduğunu belirtmişlerdi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da sosyal medyayı İsrail'in mücadele etmesi gereken en önemli "savaş alanı" olarak nitelendirmişti. Owda, bu durumun kalıcı bir yasakla sonuçlanmasını beklemediğini, sadece kısıtlamalar olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
Bu olay, sosyal medya platformlarının siyasi baskılar ve sahiplik değişiklikleri sonucunda ifade özgürlüğünü nasıl kısıtlayabileceğini ve gazetecilerin sesini nasıl susturabileceğini gösteriyor.