Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi, yapay zeka (AI) ve yazılım patentlenebilirliği konusunda çığır açan bir karara imza atarak, gelecekteki tüm yazılım patentlerini etkileyecek önemli bir emsal teşkil etti. Mahkeme, Emotional Perception v. Comptroller General of Patents, Designs and Trade Marks davasında, patentlenebilirlik değerlendirmesinde uzun süredir kullanılan Aerotel yaklaşımının artık takip edilmemesi gerektiğine hükmetti. Aerotel testi, bir patent başvurusunun kapsamını belirlemek, katkıyı tanımlamak, bu katkının patent dışı bir alana girip girmediğini sorgulamak ve teknik olup olmadığını kontrol etmek üzere dört adımdan oluşuyordu. Bu yaklaşım, Avrupa Patent Sözleşmesi'nin (EPC) yanlış yorumlanmasına dayanıyordu.UK Fikri Mülkiyet Ofisi (UKIPO), Aerotel yaklaşımını kullanarak yapay sinir ağı (ANN) tabanlı bir medya dosyası öneri sistemini patentlenemez bulmuştu. UKIPO, bu sistemin katkısının yalnızca "bilgisayar programı istisnası" kapsamına girdiğini ve "teknik nitelikte olmadığını" belirtmişti. Yüksek Mahkeme, bu kararı bozarak söz konusu iddianın "bir bilgisayar programı... olduğu gibi" bir talep içermediğini ve bu nedenle Birleşik Krallık yasası uyarınca dışlanmadığını belirtmişti. Ancak, Temyiz Mahkemesi bu kararı bozmuş ve dava Yüksek Mahkeme'ye taşınmıştı.Yüksek Mahkeme, verdiği kararda, mahkemelere ve UKIPO'ya Avrupa Patent Ofisi'nin (EPO) Genişletilmiş Temyiz Kurulu'nun G1/19 kararındaki EPC Madde 52 yorumunu takip etmeleri talimatını verdi. Bu yeni yaklaşım, bir patent başvurusunun herhangi bir donanım kullanımını içeriyorsa, Madde 52(2)'nin en azından ilk bakışta uygulanamaz olduğunu (yani patentlenebilir olabileceğini) belirtiyor. Bu karar, yazılım ve yapay zeka alanındaki yeniliklerin patent koruması elde etme potansiyelini önemli ölçüde değiştirecek ve Birleşik Krallık'taki patent hukukunda yeni bir dönemi başlatacak.
Birleşik Krallık'ta yapay zeka ve yazılım patentlenebilirliği için yeni bir standart belirliyor ve bu alandaki yeniliklerin korunma şeklini temelden değiştiriyor.