Ana Sayfa

Bir Programcının Kimlik Kaybı

1 dk okuma

Yazar, geçen yılki "Ben Amerikalı bir yazılım geliştiricisiyim ve 'broligarch'lar beni temsil etmiyor" başlıklı makalesinin devamı niteliğindeki bu yazıda, sektör liderlerinin distopyaya doğru hızla ilerlemesinden duyduğu rahatsızlığı ve teknolojinin olması gereken yerden ne kadar uzaklaştığını bir kez daha dile getiriyor. Önceki yazısına gelen olumlu geri bildirimlerin ardından, bu sefer daha kısa bir metinle aynı duyguları pekiştiriyor. Yazar, Samuel Bagg'in sosyal kimliklerin bilgi ve gerçeği işleme biçimimizi nasıl etkilediğini anlatan makalesini dinlerken önemli bir farkındalık yaşıyor: "bilgisayar programcısı" kimliğini kaybetmiş olduğunu ve bunun yasını bilinçaltında tuttuğunu fark ediyor. Bu kayıp, klavyede kod yazmayı bırakmakla ilgili değil; aksine, bilgisayarlara ve programlamaya olan sevgisi hiç azalmamış. Ancak sosyal kimlik, bir gruba, bir topluluğa, bir kültüre ait olmakla ilgili. Yazar, bu aidiyet duygusunun kendisi için değiştiğini belirtiyor. Yazarın programlamadan aldığı keyif, bilgisayarın hassas ve katı kurallar üzerine kurulu işleyişini öğrenmekten, bilgi biriktirerek "sihirbaz benzeri" güçler kazanmaktan geliyor. Programlamanın zorluklarına rağmen, bir beceride ustalaşmanın getirdiği tatmin ve zanaatı sürekli geliştirme arzusu onun için temel motivasyon kaynağı. 30 yılı aşkın süredir programlama sanatını, hobisini ve mesleğini icra eden yazar, bu kimliğin hayatının büyük bir parçası olduğunu vurguluyor. Ancak mevcut sektör dinamikleri ve "broligarch" olarak adlandırdığı liderlerin yönelimi, onun bu kimlikle özdeşleşmesini zorlaştırıyor.

İçgörü

Teknoloji sektörünün mevcut yönelimi, programlama zanaatına derinlemesine bağlı profesyonellerin mesleki kimliklerinde bir kopuş yaşamasına neden olabiliyor.

Kaynak