Binlerce bilim insanı, özelleşmiş akademik dergilerin "özel sayıları" aracılığıyla kendi çalışmalarını yayımlayarak özgeçmişlerini şişiriyor. Bu durum, milyonlarca dolar kamu parasının israfına yol açarken, bilimsel yayıncılıkta endişe verici bir eğilimi ortaya koyuyor. Pablo Gómez Barreiro, Paolo Crosetto ve Mark Hanson adlı üç araştırmacı, bu fenomeni "PISS" (Published In Support of Self - Kendini Desteklemek İçin Yayımlandı) olarak adlandırıyor. Eskiden seçici ve nadir olan özel sayılar, artık saatler içinde yayımlanabiliyor ve en sıradan araştırmacılar bile editörlük davetleri alıyor. Bu durum, bilim insanlarının kariyer ilerlemesi için yayın yapma baskısı ile açık erişim yayıncılık modelinin getirdiği "yazar ödemeli" sistemin birleşimiyle "ters bir teşvik" yaratıyor. Yazarların her makale için genellikle 2.000 Euro'dan fazla kamu fonu ödemesi, yayıncıların daha fazla yayın yaparak daha çok kazanmasını sağlıyor. Sonuç olarak, binlerce alakasız özel sayı alanı doldurarak yüksek kaliteli bilimin önüne geçiyor.
Üç araştırmacı, 2015-2025 yılları arasında beş yayıncıdan çıkan 110.000 özel sayıyı ve bir milyondan fazla çalışmayı analiz etti. Analizleri, çoğu bilim insanının doğru davrandığını gösterse de, her yıl 1.000'den fazla özel sayıda, çalışmaların üçte birinden fazlasının davetli editörlerin kendileri tarafından yazıldığını ortaya koydu. Bu örneklem bile sorunun boyutunu gözler önüne seriyor. Örneğin, MDPI tarafından yayımlanan Processes dergisinin bir özel sayısında, biyolojik ilaç üretimi üzerine 28 çalışmanın 27'si konuk editör Jochen Strube tarafından yazılmıştı. Bu tür uygulamalar, bilimsel yayınların güvenilirliğini ve kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor, kamu kaynaklarının verimli kullanımını sorgulatıyor.
Bilimsel yayıncılıktaki bu etik dışı uygulama, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasına ve akademik kalitenin düşmesine yol açıyor.