Makale, Avustralya'nın girişimcilik ve teknoloji şirketleri kurma konusunda küresel rakiplerine kıyasla çok daha küçük bir pazara ve önemli ölçüde daha az finansmana sahip olmasına rağmen ne kadar başarılı olduğunu vurguluyor. Dealroom, AWS ve Side Stage Ventures tarafından hazırlanan 2025 Avustralya Girişim ve Startup Raporu'na göre, Avustralya yatırılan her 1 milyar ABD doları risk sermayesi için 1.22 unicorn (değeri 1 milyar doları aşan şirket) yaratıyor. Bu oran, ABD, İngiltere, Çin ve İsrail gibi önde gelen ekosistemlerden iki kat daha fazla. Yazar, bu raporun kendi uzun süredir devam eden inancını doğruladığını belirtiyor: Avustralyalı girişimciler sınıfının en iyisi ve dünyanın en iyileri arasında yer alabilir.
Yazar, bu başarının yeni bir olgu olmadığını, Avustralya'nın her zaman unicorn yaratma konusunda kendi liginin üzerinde performans gösterdiğini savunuyor. Bu olağanüstü sonuçlardan öğrenilebilecek ortak noktaları keşfetmek amacıyla, en başarılı şirketlere, yani değeri 10 milyar doları aşan teknoloji startup'ları olan "Decacorn"lara odaklanmanın faydalı olduğunu düşünüyor. Risk sermayesinin bir güç yasası dağılımını takip ettiğini ve getirilerin çoğunluğunun en üsttekiler tarafından üretildiğini belirtiyor.
Makale, bir teknoloji startup'ının ne olduğu sorusunu da ele alıyor. Yazar, bir teknoloji startup'ını yüksek büyüme için tasarlanmış, temelden yeni bir teknolojiyi veya iş yapma biçimini ticarileştiren, yüksek başarısızlık şansı olan yeni bir girişim olarak tanımlıyor. Bir şirketin "unicorn" olmasının ise, bu yeni teknolojiyi kullanarak kısa sürede (örneğin on yıldan az bir sürede) milyarlarca dolar değerine ulaşarak olağanüstü risk sermayesi getirileri sağlayabilmesi anlamına geldiğini açıklıyor. Bu tanımın, birçok kişinin sahip olduğu bilgisayar merkezli teknoloji tanımından daha geniş ve eski olduğunu vurguluyor.
Avustralya, sınırlı kaynaklara rağmen küresel rakiplerinden daha yüksek bir oranla başarılı teknoloji şirketleri ve decacorn'lar yaratma konusunda dikkat çekici bir yeteneğe sahiptir.