2026 yılına gelindiğinde, Avrupa'daki işletmeler dijital egemenlik konusunu ciddiye almaya başlamış durumda. Bu durum, hassas iş yüklerini ABD merkezli bulut sağlayıcılarından (hyperscalers) uzaklaştırarak Avrupa içi çözümlere taşımaları anlamına geliyor. Bu sadece bir uyumluluk meselesi değil, aynı zamanda ulusal ekonomik güvenlik için stratejik bir hamle olarak görülüyor. Gartner'ın raporlarına göre, Avrupa'da BT harcamaları 2026'da %11 artarak 1,4 trilyon dolara ulaşacak ve bu bütçenin önemli bir kısmı "egemen bulut" seçeneklerine ve şirket içi/uç mimarilere yönlendirilecek.
Avrupalı CIO'ların ve teknoloji liderlerinin %61'i yerel bulut sağlayıcılarını daha fazla kullanmak istediklerini belirtiyor. Yarısından fazlası ise jeopolitik risklerin, ABD merkezli bulut sağlayıcılarına daha fazla güvenmelerini engellediğini ifade ediyor. ABD'li büyük bulut sağlayıcıları bu eğilimin farkında ve AWS gibi şirketler, Avrupa Egemen Bulutu gibi çözümler sunarak AB içinde fiziksel ve mantıksal olarak ayrı, AB sakinleri tarafından işletilen hizmetler vaat ediyor. Ancak, Avrupa Bulut Altyapı Hizmet Sağlayıcıları Birliği (CISPE) gibi kuruluşlar, bu tür "Euro-washing" yaklaşımlarına şüpheyle yaklaşıyor ve AB Bulut Egemenliği Çerçevesinin mevcut (Amerikan) sağlayıcıları kayıracak şekilde tasarlandığını iddia ediyor.
Eski Avrupa Komisyonu danışmanı Cristina Caffarra'nın da belirttiği gibi, Avrupa'nın ABD bulut altyapısına %90'ın üzerindeki bağımlılığı, AB'nin dijital istikrarını tehdit eden tek bir şok olayına davetiye çıkarıyor. Makale, Washington'ın, örneğin jeopolitik gerilimler nedeniyle, Avrupa'ya hizmetleri kesme potansiyelini bir güvenlik kabusu olarak vurguluyor. Bu durum, Avrupa'nın kendi teknoloji yığınını yeniden inşa etme ve dijital bağımsızlığını sağlama ihtiyacını acil hale getiriyor.
Avrupa'nın ABD merkezli bulut altyapısına olan yüksek bağımlılığı, jeopolitik riskler ve dijital egemenlik endişeleri nedeniyle kıtanın dijital istikrarı için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturuyor.