Atari 2600 BASIC programlama, modern standartlara göre akıl almaz derecede kısıtlı bir deneyim sunar. Programların 64 sembolü (sayı, değişken veya ayrılmış kelime) aşmaması, en fazla 9 satır kod içermesi, sadece 0-99 arası tam sayılarla çalışılması ve yalnızca beş temel matematik fonksiyonunun (+,-,*,÷,mod) bulunması bu kısıtlamalardan bazılarıdır. Grafik tarafında ise sadece iki hareketli nokta ve sınırlı ses efektleri mevcuttur. Klavye yerine iki adet 12 düğmeli kontrolcü kullanılması da programlama sürecini oldukça zorlaştırmaktadır.
Bu kısıtlamaların arkasındaki asıl deha, Warren Robinett'in bu BASIC yorumlayıcısını sadece 64 bayt bellek kullanarak yazmış olmasıdır. Atari 2600'ün toplam 128 bayt RAM'e sahip olduğu düşünüldüğünde, programın kendisi için ayrılan 64 baytlık alanın yanı sıra, geliştirme ortamı ve yorumlayıcının da bu kadar küçük bir alana sığdırılması inanılmaz bir başarıdır. Günümüzdeki gigabaytlarca belleğe sahip sistemlerle karşılaştırıldığında, bu durum o dönemin mühendislik harikasını gözler önüne sermektedir. 64 sembolle işlevsel bir program yazmak, 140 karakterlik bir tweet yazmaktan bile daha büyük bir meydan okumadır.
Orijinal donanım üzerinde Atari 2600 BASIC ile programlama yapmak, karmaşık kontrolcü sistemi ve sınırlı tuş takımı nedeniyle oldukça sinir bozucu olabilir. Stella gibi emülatörler bile kullanıcı deneyimi açısından sıkıntılıdır. Ancak, Nintendo DS için çıkan "Atari's Greatest Hits Volume 2" paketi içinde yer alan sürüm, çift tuş takımını dokunmatik ekrana başarılı bir şekilde emüle ederek şaşırtıcı derecede iyi bir deneyim sunar. Bu sürüm, Atari 2600 BASIC'i denemek isteyenler için en iyi seçenek olarak öne çıkmaktadır, ancak ekran görüntüleri kalitesi düşüktür.
Atari 2600 BASIC'in aşırı bellek kısıtlamalarına rağmen geliştirilmiş olması, yazılım mühendisliğinde minimalizm ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan bir başarı örneğidir.