İran Savaşı'nın tetiklediği yüksek petrol fiyatları ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Asya'da ciddi bir yakıt krizine yol açtı. Özellikle Japonya ve Güney Kore gibi Orta Doğu petrolüne büyük ölçüde bağımlı ülkeler, enerji sıkıntısıyla boğuşuyor. Bu durum, Asya hükümetlerini yakıt tasarrufu için radikal önlemler almaya itiyor.
Tayland, kamu çalışanlarına evden çalışma (WFH) talimatı verirken, klimaların 27 dereceye ayarlanmasını ve asansör yerine merdiven kullanılmasını istedi. Vietnam işletmeleri evden çalışmaya teşvik ederken, Filipinler dört günlük çalışma haftasına geçişi zorluyor ve resmi seyahatleri kısıtlıyor. Güney Asya'da da durum benzer: Bangladeş Ramazan Bayramı tatilini öne çekerek üniversiteleri erken kapattı; Pakistan ise kamu dairelerinde dört günlük çalışma haftası uygulamasını başlattı ve okulları kapattı. Hindistan, hanelere öncelik vermek amacıyla ticari operatörlere sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) sevkiyatını askıya aldı.
Hükümetler ayrıca yakıt piyasalarına doğrudan müdahale ediyor. Güney Kore, petrol ürünlerine fiyat tavanı getirirken, Japonya ulusal petrol rezervlerini kullanma olasılığını değerlendiriyor. Endonezya, enerji sübvansiyonları için 22.6 milyar dolar ayırarak yakıt ve elektrik fiyatlarını sabit tutmayı hedefliyor. Tayland, pişirme gazı fiyatlarını dondurmayı ve alternatif enerji kaynaklarını teşvik etmeyi planlıyor. Petrol fiyatları son günlerde dalgalı bir seyir izlerken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi 32 ülke, acil durum rezervlerinden 400 milyon varil petrol salma konusunda anlaştı.
İran Savaşı'nın tetiklediği enerji krizi, Asya ülkelerini ekonomik istikrarı korumak ve vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılamak adına alışılmadık çalışma modelleri ve piyasa müdahaleleri gibi sert önlemler almaya zorluyor.