Yapay Zeka Yerlisi" terimi, son iki yılda anlamını yitirmiş bir moda sözcüğe dönüşse de, Claude Code gibi araçların ortaya çıkışıyla gerçek anlamı nihayet belirginleşiyor. Makale, SaaS'ın geleceği için "Yapay Zeka Yerlisi" olmanın, mevcut ürünlere sohbet penceresi eklemekten çok daha fazlası olduğunu vurguluyor. Yazarın ajan tabanlı iş akışları geliştirme deneyimleri, sağlam ve iyi belgelenmiş API'lere olan kritik ihtiyacı ortaya koyuyor; zira artık son kullanıcılar insanlar değil, Yapay Zeka ajanları. Bu köklü değişim, 2026 yılına kadar "Yapay Zeka yerlisi bir startup" kurmanın en iyi yolunun, Claude Code gibi ajanlar tarafından kolayca kullanılabilecek, API odaklı bir ürün geliştirmek olduğunu gösteriyor. Yazar, 2030 yılına gelindiğinde, ajanlar için tasarlanmış bir API'si olmayan herhangi bir ürünün işlevsiz kalacağına inanıyor.
Bu vizyon, Jeff Bezos'un 2002'deki ünlü API Mandate'ını anımsatıyor. Bezos, tüm Amazon ekiplerinin veri ve işlevselliklerini servis arayüzleri aracılığıyla açığa çıkarmasını ve bu arayüzlerin harici kullanıma uygun tasarlanmasını şart koşmuştu. O dönemde dahili araçlar için bu yaklaşım karmaşık görünse de, Bezos "dışarıdan ilk" düşünmenin daha iyi ürünler, daha temiz arayüzler ve üstün dokümantasyon sağladığını anlamıştı. Bezos insan geliştiricileri düşünürken, günümüzde bu "harici geliştirici" rolünü, API dokümanlarını okuyarak hizmetleri kullanıp kullanmayacağına gerçek zamanlı karar veren Yapay Zeka ajanları üstleniyor. Bu nedenle, şirketlerin API dokümanları artık ikincil kaynaklar değil, bu yeni, otomatik müşteriler için birincil kullanıcı arayüzü haline gelmiş durumda. Bu değişimi içselleştiremeyen şirketler, gelişen Yapay Zeka ekosisteminde rekabet avantajını kaybedebilirler.
Yapay zeka ajanlarının SaaS ürünlerinin yeni birincil müşterisi haline gelmesiyle, API'lerin tasarımı ve dokümantasyonu ürün geliştirmenin merkezine oturuyor.