AMD'nin Am386 işlemcisini Intel'in 386'sından neredeyse altı yıl sonra, 1991'de piyasaya sürmesi, şirketin Intel CPU'larını klonlama konusunda yetersiz olduğu yönünde yaygın bir yanılgıya yol açmıştır. Ancak bu gecikmenin ardında, Intel'in açgözlülüğünden çok daha karmaşık pazar dinamikleri ve IBM'in stratejik kararları yatmaktadır. IBM, ilk PC'si için Intel 8088 CPU'yu seçtiğinde, yeterli tedarik sağlamak amacıyla Intel'in tasarımı başka üreticilere lisanslamasını şart koşmuştu. Bu durum, 8086 ve 80286 CPU'ları için de geçerliydi ve AMD gibi firmaların bu işlemcileri üretmesine olanak tanımıştı.
Ancak 386 nesli farklıydı. Intel 80386'yı 1985'te çıkardığında, IBM bu işlemciyi istemedi. Bunun nedeni, 386'nın performansının IBM'in o dönemde kârlı olan minicomputer işine rakip olmasıydı. IBM, 386 tabanlı bir PC'nin kendi System/36 minicomputer'larının satışlarını olumsuz etkileyeceğinden endişe ediyordu. Bu durum, Intel'in 386 tasarımını ikinci kaynaklara lisanslamak için herhangi bir baskı hissetmemesine neden oldu. IBM'in talebi olmadığından, Intel'in anlaşmasını genişletmek için bir nedeni kalmamıştı. Compaq'ın 1986'da 386 tabanlı bir PC çıkarmasıyla IBM de benzer bir adım atmak zorunda kaldı, ancak bu noktada IBM, Intel'den 386'yı AMD gibi firmalara lisanslamasını talep edecek konumda değildi. IBM, kendi üretim tesislerini kullanarak 386 CPU'ları üretmeye ancak 1989'da başlayabildi. Dolayısıyla, AMD'nin Am386'yı piyasaya sürmesindeki gecikme, büyük ölçüde IBM'in başlangıçtaki ilgisizliği ve pazarın beklenmedik şekilde evrilmesiyle açıklanabilir.
AMD'nin Am386 işlemcisini piyasaya sürmesindeki uzun gecikme, Intel'in stratejileri ve IBM'in o dönemdeki pazar dinamikleriyle yakından ilişkiliydi.