Yazar, çocukluğundaki hevesli okuma alışkanlığını yetişkinlikte ekran bağımlılığı nedeniyle kaybettiğini ancak son yıllarda bilinçli bir çabayla okuma tutkusunu yeniden kazandığını belirtiyor. Günde yirmi dakika okuma disipliniyle başlayan bu süreç, haftada yaklaşık 1.5 kitap okuma hızına ulaşan bir alışkanlığa dönüşmüş. Yazar, okuma eyleminin anın tadını çıkarmakla eşdeğer olduğunu ve bunun hayal gücünü canlandırdığını, ruhu dinginleştirdiğini ifade ediyor. E-kitap deneyimini denemiş olsa da, fiziksel kitapların dokunsal deneyimini, kütüphane oluşturmanın ve kitaplarla çevrili olmanın okumayı teşvik eden erdemli bir mekanizma yarattığını vurguluyor.
Kitap alımında Amazon'u tercih eden yazar, rekabetçi fiyatlandırma, kolay sipariş ve özellikle geniş ürün yelpazesinin (farklı dillerdeki kitaplar dahil) kendisi için önemli faktörler olduğunu belirtiyor. Ancak, Amazon'dan gelen kitapların hasarlı olmasının yanı sıra, çok daha ciddi bir sorunla karşılaştığını dile getiriyor: "print-on-demand" (isteğe bağlı baskı) kitapların yaygınlaşması. Bu kitaplar, stoktan gönderilen standart edisyonlar yerine, sipariş verildiğinde anında basılan ürünler. Yazar, bu durumun Amazon'daki fiziksel kitap deneyiminin kalitesini düşürdüğünü ve "enshittification" olarak adlandırdığı bir sürece yol açtığını ima ediyor.
Amazon'un fiziksel kitap satışlarındaki "print-on-demand" modeline geçişi, ürün kalitesinde düşüşe yol açarak okuyucu deneyimini olumsuz etkiliyor.