Ana Sayfa

AI Oyuncaklar Çocuk Duygularını Yanlış Yorumluyor: Araştırmacılardan Uyarı

1 dk okuma

Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, üç ila beş yaş arası çocukların yapay zeka destekli oyuncaklarla etkileşimini inceleyen bir çalışma yürüttü. Gabbo adlı sesle etkinleşen bir AI sohbet robotu içeren oyuncakla yapılan testlerde, çocukların oyuncakla iletişim kurmakta zorlandığı gözlemlendi. Oyuncak, çocukların sözünü kesmelerini duymadı, onların üzerine konuştu, çocuk ve yetişkin seslerini ayırt edemedi ve sevgi ifadelerine garip tepkiler verdi. Örneğin, bir çocuk "Seni seviyorum" dediğinde, oyuncak "Dostça bir hatırlatma olarak, lütfen etkileşimlerin sağlanan yönergelere uygun olduğundan emin olun" şeklinde yanıt verdi.

Araştırmacılar, bu tür etkileşimlerin, çocukların sosyal etkileşim ve ipuçlarını öğrendiği kritik bir gelişim aşamasında kafa karıştırıcı olabileceği konusunda endişelerini dile getirdi. Bir başka örnekte, üç yaşındaki bir çocuk "Üzgünüm" dediğinde, Gabbo "Endişelenme! Ben mutlu küçük bir botum. Eğlenceye devam edelim. Sırada ne hakkında konuşalım?" cevabını verdi. Bu tür yanıtların, çocuğun üzüntüsünün önemsiz olduğu mesajını verebileceği belirtildi. Çalışmanın yazarlarından Dr. Emily Goodacre, bu oyuncakların "duyguları yanlış okuyabileceğini veya uygunsuz tepkiler verebileceğini" ve çocukların hem oyuncaktan hem de yetişkin desteğinden mahrum kalabileceğini vurguladı.

Bir yıllık gözlemsel çalışmanın ardından araştırmacılar, düzenleyicilerin beş yaş altı çocuklara yönelik ürünlerin "psikolojik güvenlik" sağlaması için şimdi harekete geçmesi gerektiğini belirtiyor. Geleneksel olarak oyuncaklarda fiziksel güvenliğe odaklanılırken, artık psikolojik güvenliğin de düşünülmesi gerektiği vurgulandı. Gabbo'yu üreten Curio şirketi ise, çocuklara yönelik AI ürünlerinde artan bir sorumluluk taşıdıklarını ve çocukların AI destekli oyuncaklarla nasıl etkileşim kurduğunu araştırmanın öncelikleri arasında olduğunu ifade etti.

İçgörü

Yapay zeka destekli oyuncakların çocukların duygusal ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyebileceği, bu alanda daha sıkı düzenlemelerin gerekliliğini ortaya koyuyor.

Kaynak