ABD'deki finansal zorluklar, Çin sosyal medyasında "ölüm hattı" (death line) ifadesiyle viral hale geldi. Bu ifade, birçok Amerikalının yoksulluktan sadece bir kriz uzakta olduğunu anlatıyor. PNC Bank'ın 2025 Finansal Sağlık raporuna göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 67'si maaştan maaşa yaşıyor; Bankrate anketine göre ise yüzde 59'u 1.000 dolarlık beklenmedik bir masrafı karşılayamayacağını belirtiyor. Uzun süredir Amerikalıları müreffeh ve ABD'yi ekonomik bir başarı öyküsü olarak gören Çin'de bu ekonomik sıkıntılar büyük ilgi görüyor.
Tartışma, San Francisco'da 450.000 dolarlık bir maaşla geçinmekte zorlandığını anlatan Amerikalı bir blog yazarının Xiaohongshu'daki paylaşımıyla başladı ve hızla Weibo'ya yayıldı. "Ölüm hattı", Çin bilgisayar oyunu argosunda bir oyuncunun sağlığının tek vuruşla bitirilebilecek kadar düşük olduğu noktayı tanımlayan bir terim. Çevrimiçi ortamda ise, Amerikalıların finansal çöküşe o kadar yakın yaşadığını, tek bir kaza, hastalık veya faturanın onları "bitirebileceğini" anlatan bir metafor haline geldi. Bu durum, bazı Çinli internet kullanıcılarından şaşkınlık, bazılarından ise sevinçle karşılandı.
Çin'in sosyal güvenlik ağı sınırlı olsa da, daha düşük konut maliyetleri ve güçlü aile desteği, ABD'deki zorlukları daha belirgin hale getiriyor. Çinli yorumcular, ABD'deki "aşırı bireyciliği" eleştirerek geleneksel aile destek ağlarının dağıldığını savunuyor. Devlete bağlı Çinli medya kuruluşları da bu tartışmaları körükleyerek, ABD tarzı kapitalizmi Çin'in devlet odaklı kalkınma modeline kıyasla kaotik ve acımasız olarak nitelendiriyor. Çin'in "minimum garanti hattı" olarak adlandırdığı temel refah yardımı sağlayan bir sistemi bulunması, Amerikalıların yaşadığı bu "ölüm hattı" durumunu Çinliler için anlamayı zorlaştırıyor.
ABD'deki yaygın finansal kırılganlık, Çin'de hem şaşkınlık hem de eleştiri konusu olarak gündeme gelerek, küresel ekonomik algılar ve sosyal güvenlik ağlarının önemi üzerine tartışmaları tetikliyor.