Hindistan, ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaş başlattığı günlerde, üç İran savaş gemisine limanlarına yanaşma izni verdi. Bu izin, 1 Mart'ta verildi ve gemilerin 28 Şubat'ta talepte bulunduğu belirtildi. Ancak, bu gemilerden sadece biri, Iris Lavan, Hindistan'a ulaşabildi. Diğer gemilerden Iris Dena, 4 Mart'ta Sri Lanka açıklarındaki uluslararası sularda bir ABD denizaltısı tarafından torpidoyla vurularak batırıldı. Bu saldırıda gemideki 130 mürettebattan en az 87'si hayatını kaybetti.
Bu olay, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın Orta Doğu dışına taşan ilk askeri saldırısı olması ve İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana bir düşman gemisinin torpidoyla batırıldığı ilk vaka olması nedeniyle büyük yankı uyandırdı. İran Dışişleri Bakanı, saldırıyı "denizde işlenmiş bir vahşet" olarak nitelendirirken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, saldırıyı Amerika'nın askeri gücünün bir örneği olarak gösterdi.
Saldırı, Hindistan'ın kendi arka bahçesindeki otoritesi hakkında da soruları gündeme getirdi. Diğer gemilerden Iris Bushehr, motor arızası nedeniyle Sri Lanka'ya sığınma talebinde bulunarak 5 Mart'ta oraya yanaştı. Iris Lavan ise Hindistan'ın Kochi şehrine ulaştı ve mürettebatı Hint deniz tesislerinde bulunuyor. Bu olay, bölgesel gerilimleri artırırken, uluslararası denizcilik hukuku ve egemenlik konularında da tartışmaları beraberinde getirdi.
Bu olay, ABD-İran geriliminin coğrafi olarak genişlediğini ve uluslararası sulardaki askeri operasyonların karmaşıklığını gözler önüne seriyor.