Yazar, geçen yılki ekonomik çöküş tahmininin gerçekleşmediğini belirtiyor ve 2026'da bu çöküşün kesinlikle yaşanacağını iddia ediyor. Önceki tahminlerinde işsizlik oranlarının ve tersine dönmüş getiri eğrisinin (inverted yield curve) önemli göstergeler olduğunu vurgulamıştı. Özellikle tersine dönmüş getiri eğrisi, 10 yıllık ve 2 yıllık devlet tahvili faiz oranları arasındaki farkın negatif olması durumunu ifade eder ve tarihsel olarak resesyonların güçlü bir habercisi olarak kabul edilir. Yazar, bu göstergenin henüz "yanlış" olmadığını, ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde bir çöküş yaşanmazsa durumun değişeceğini belirtiyor.
Güncel durumda ise değerli metallerin, özellikle gümüşün fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekiyor. İnsanların dolar gibi itibari para birimlerinin değerinden endişe duyduklarında değerli metallere yöneldiğini ifade ediyor. Bu endişelerin temelinde ise iki ana faktör yatıyor: ABD hükümetinin artan borcu ve borsa piyasasındaki potansiyel baloncuklar. Özellikle yapay zeka sektörünün bir balon olduğuna dair yaygın bir görüş olduğunu, bu sektördeki sermaye harcamalarının (capex) yakın zamanda kârlarla karşılanamayacağını belirtiyor. Diğer hisse senetlerinin de aşırı değerli olabileceği, yüksek F/K oranları ve mantıksız iş modelleriyle (meme hisseleri gibi) dikkat çektiği vurgulanıyor.
Yazar, piyasada bir kıvılcım beklediğini ancak birçok "kıvılcımın" gelip geçtiğini ve piyasaların toparlandığını gözlemlediğini dile getiriyor. Büyük piyasa hareketlerinin, tarifelerin, işgal tehditlerinin veya protestoların kısa süreli etkiler yarattığını ancak piyasanın her zaman eski haline döndüğünü belirtiyor. Bu durumun, piyasaların eskisinden daha yavaş hareket etmesinden veya büyük oyuncuların paralarını tutmayı tercih etmesinden kaynaklanabileceğini öne sürüyor.
Yazar, ABD ekonomisinde beklenen çöküşün neden hala gerçekleşmediğini ve hangi göstergelerin bu beklentiyi desteklediğini analiz ediyor.