ABD'de bilim ve tıp alanındaki araştırma hibelerinin finansmanında önemli bir politika değişikliği yaşanıyor. Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), geçmişteki yıllık ödeme uygulamasından vazgeçerek, artık araştırma hibelerini tek seferlik, büyük toplu ödemelerle finanse etmeye başladı. Bu sessiz politika değişikliği sonucunda, rekabetçi hibeler için ortalama ödeme 472.000 dolardan 830.000 doların üzerine çıktı. İlk bakışta araştırmacılar için olumlu gibi görünse de, bu durum aslında fonlama şeklini temelden değiştiriyor: daha az proje finanse ediliyor, rekabet artıyor ve araştırmacılar için daha az para ve zaman anlamına geliyor.
Bu yeni direktif, Beyaz Saray'ın Yönetim ve Bütçe Ofisi'nden (OMB) geldi. OMB, NIH'ye kalan fonlarının yarısını araştırma hibelerini tamamen finanse etmek için kullanma talimatı verdi. Beyaz Saray, bu değişikliğin NIH'nin bütçe esnekliğini artıracağını iddia ediyor ve 2026'da da devam etmeyi planlıyor, hatta kurumun bütçesini yaklaşık %40 oranında azaltmayı teklif ediyor. Bu politika, Trump yönetiminin federal bilim finansmanı üzerindeki kontrolünü sıkılaştırdığı bir dönemde uygulanıyor. Yönetim, daha önce hibe incelemelerini geciktirmiş, DEI (Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık) içeren projeleri elemiş ve binlerce çalışanı işten çıkarmış veya erken emekliliğe zorlamıştı.
Benzer bir durum, ABD üniversitelerindeki araştırmaların ikinci en büyük federal fon sağlayıcısı olan Ulusal Bilim Vakfı'nda (NSF) da yaşandı. NSF de yılın başında finansman gecikmeleriyle karşılaştı, çalışanlarının yaklaşık üçte birini kaybetti ve yıl sonunda %25 daha az yeni hibe verdi. Önerilen bütçe kesintileri karşısında, NSF de birçok hibenin tamamını peşin ödeme stratejisini benimsedi. Bu gelişmeler, ABD'deki bilimsel araştırmaların geleceği ve finansman modelleri üzerinde derin etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.
ABD'deki bilimsel araştırma finansmanında yapılan köklü değişiklikler, daha az projenin desteklenmesine, rekabetin artmasına ve federal bilim kurumlarında ciddi personel kayıplarına yol açarak ülkenin bilimsel kapasitesini zayıflatma riski taşıyor.