Ana Sayfa

AB'nin Geleceği: Draghi'den Federasyon Çağrısı

1 dk okuma

Eski İtalya Başbakanı ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, Avrupa Birliği'nin "gerçek bir federasyon" haline gelmemesi durumunda bağımlılık, bölünme ve sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu. Belçika'daki KU Leuven Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada Draghi, küresel düzenin artık işlevsiz olduğunu ve bu durumun Avrupa'nın konfederasyondan federasyona geçmesini zorunlu kıldığını belirtti. Çin'in Dünya Ticaret Örgütü'ne katılmasıyla başlayan ve Batı ülkelerinin kendi başına ayrı bir kutup olma hırsı taşıyan bir devletle ticaret yapmaya başlamasıyla kötüleşen bir küresel düzen tablosu çizdi. Bu durumun, günümüzde karşılaşılan siyasi tepkilere yol açtığını ve daha az ticaret ile daha zayıf kurallara sahip bir dünya yarattığını ifade etti.

Draghi, asıl tehdidin bu durumun yerini alacak olan şey olduğunu vurguladı. ABD'nin Avrupa'ya tarifeler uyguladığını, bölgesel çıkarlarını tehdit ettiğini ve Avrupa'nın siyasi parçalanmasını kendi çıkarlarına hizmet eder olarak gördüğünü açıkça belirttiğini söyledi. Öte yandan, Çin'in küresel tedarik zincirlerindeki kritik düğümleri kontrol etmeye devam ettiğini ve bu gücü piyasaları doldurarak, kritik girdileri kısıtlayarak kullanmaya istekli olduğunu ekledi. Bu koşullar altında, AB'nin yapısını önemli ölçüde değiştirmesi gerektiğini savunan Draghi, "küçük ülkeleri bir araya getirmenin otomatik olarak güçlü bir blok oluşturmayacağı" konusunda uyardı.

Draghi, Avrupa'nın ticaret, rekabet, tek pazar ve para politikası gibi alanlarda "federasyonlaştığı" yerlerde bir güç olarak saygı gördüğünü ve tek bir birim olarak müzakere edebildiğini örneklerle açıkladı. Savunma, sanayi politikası ve dış ilişkiler gibi federasyonlaşmadığı alanlarda ise "orta büyüklükteki devletlerin gevşek bir birleşimi" olarak muamele gördüğünü belirtti. Önerisini "pragmatik federalizm" olarak tanımlayan Draghi, bunun kimseyi boyunduruk altına almadan mevcut çıkmazı çözeceğini ifade etti. Üye devletlerin gönüllü katılımını öngören bu modelde, euro'nun en başarılı örnek olduğunu ve ortak amaca zarar verecek olanlara kapının kapalı kalacağını dile getirdi.

İçgörü

Avrupa Birliği'nin küresel güç dengelerindeki yerini koruması ve gelecekteki zorluklara karşı ayakta kalabilmesi için yapısal bir dönüşüm geçirmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak