Astronomlar, 8 ila 10 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir galaksi çarpışmasından gelen, "radyo lazeri" olarak adlandırılan olağanüstü parlak bir sinyal tespit etti. HATLAS J142935.3-002836 olarak adlandırılan bu kaynak, evrenin şimdiki yaşının yaklaşık yarısı kadarken yayılan mikrodalgaları Dünya'ya ulaştırdı. Bu sinyal, bilinen en zengin ve en düzensiz ortamlardan biri olan çarpışan galaksilerde oluşan hidroksil megamaserlerinin bir örneği. Gaz bulutları birbirine kenetlenip sıkıştığında, devasa hidroksil (OH) molekül rezervleri yüksek enerji seviyelerine "pompalanıyor" ve bu moleküller gevşediğinde mikrodalgalar yayıyor. Uygun koşullarda bu emisyon tutarlı ve kendi kendini güçlendirici hale geliyor, bu da onu tasarlanmış bir lazere benzetiyor ancak görünür ışık yerine mikrodalga radyasyonu yayıyor.
Bu özel maser, şimdiye kadar gözlemlenenlerden çok daha yoğun olması nedeniyle "gigamaser" olarak sınıflandırılıyor. Megamaserler genellikle "kozmik işaret fişekleri" olarak adlandırılır çünkü parlaklıkları, tozla gizlenmiş çok uzak galaksilerdeki çarpışmaları bile görmeyi mümkün kılar. Ancak bu yeni keşif, sinyalin olağanüstü parlaklığı sayesinde gökbilimcilerin birleşmelerin katkıda bulunduğu gaz rezervlerinde neler olup bittiğini daha net bir şekilde anlamalarına olanak tanıyan çok temiz spektral parmak izleri sağlıyor. Bu keşifteki bir diğer önemli faktör ise kütleçekimsel mercekleme kullanımıdır. Birleşmenin hemen önünde yer alan dev bir ön plan galaksisi, uzay-zamanı bükerek arka plan radyo emisyonunu güçlendirdi. Bu doğal büyüteç etkisi, fısıltı kadar zayıf bir sinyali bile ölçülebilir hale getirdi.
Yeni çalışma, MeerKAT radyo teleskop dizisinin hassasiyeti ve güçlü kütleçekimsel merceklenme kombinasyonu sayesinde mümkün oldu. MeerKAT'ın 64 çanağı, radyo astronomisinin santimetre dalga boylarında son derece hassas olacak şekilde tasarlandı. Günümüz radyo gözlemleri, nadir bir sinyalin tespit edilebilmesi için özel işlem hatları kullanılarak kalibre edilmesi, temizlenmesi ve aranması gereken büyük miktarda veri üretiyor. Profesör Roger Deane'e göre, bu sonuç MeerKAT'ın yeteneklerinin etkileyici bir göstergesi.
Bu keşif, evrenin uzak köşelerindeki galaksi çarpışmalarını ve kozmik olayları incelemek için yeni bir pencere açarak, kütleçekimsel merceklemenin ve gelişmiş teleskop teknolojilerinin derin uzay araştırmalarındaki kritik rolünü vurguluyor.