Ana Sayfa

Yüksek Mahkeme, Trump'ın Acil Durum Tarifelerini Yasa Dışı Buldu

1 dk okuma

ABD Yüksek Mahkemesi Cuma günü aldığı kararla, eski Başkan Donald Trump'ın tek taraflı olarak dünya genelinde uyguladığı geniş kapsamlı tarifelerin federal yasaları ihlal ettiğine hükmetti. Bu karar, Trump yönetiminin dış politika ve ekonomik gündeminin merkezinde yer alan bir konuda Beyaz Saray için önemli bir kayıp olarak değerlendirildi. Muhafazakar Yüksek Mahkeme'nin geçen yıl göçmenlik, bağımsız kurum liderlerinin görevden alınması ve hükümet harcamalarında yapılan kesintiler gibi bir dizi acil durum kararında başkanı desteklemesinin ardından gelen bu karar, ikinci Trump yönetiminin mahkemede aldığı en önemli yenilgi olarak nitelendiriliyor.

Başkan Yargıç John Roberts, çoğunluk görüşünü kaleme alırken, mahkeme 6'ya 3 oyla tarifelerin yasayı aştığına karar verdi. Roberts, "Başkan, sınırsız miktarda, sürede ve kapsamda tek taraflı tarife uygulama olağanüstü yetkisini ileri sürüyor. Bu ileri sürülen yetkinin genişliği, tarihi ve anayasal bağlamı göz önüne alındığında, bunu kullanmak için açık bir kongre yetkisi belirlemesi gerekir," ifadelerini kullandı. Mahkeme, Trump'ın dayanmaya çalıştığı acil durum yetkisinin "yetersiz kaldığını" belirtti. Yargıçlar Amy Coney Barrett ve Neil Gorsuch, Roberts ve üç liberal yargıçla birlikte çoğunlukta yer alırken; Yargıçlar Clarence Thomas, Samuel Alito ve Brett Kavanaugh muhalif kaldılar.

Mahkeme, halihazırda toplanan 130 milyar doları aşkın tarife gelirine ne olacağı konusunda ise herhangi bir açıklık getirmedi. ABD Gümrük ve Sınır Koruma verilerine göre, 14 Aralık itibarıyla federal hükümet, 301.000'den fazla ithalatçıdan itiraz edilen tarifelerden 134 milyar dolar gelir elde etmişti. Bu sorunun muhtemelen alt mahkemeler tarafından çözülmesi gerekecek. Muhalif Yargıç Brett Kavanaugh da kendi görüşünde, mahkemenin "hükümetin ithalatçılardan topladığı milyarlarca doları iade edip etmeyeceği ve eğer edecekse nasıl iade edeceği konusunda bugün hiçbir şey söylemediğini" belirtti.

İçgörü

Bu karar, ABD başkanlarının ekonomik yetkilerinin sınırlarını belirlemesi ve gelecekteki ticaret politikaları üzerinde önemli bir emsal teşkil etmesi açısından kritik.

Kaynak