Ana içeriğe geç
Bilim

Yeni araştırma yaşamın hidrotermal bacalarda başladığı teorisini sorguluyor

Öne çıkanlar

  • Antik okyanuslar ve bazik baca sıvıları yaşam hipotezlerinin varsaydığı sülfür içeriğini barındırmıyordu.
  • Hidrotermal bacalardaki sıvılar yüksek basınç ve sıcaklık altında yüzeyde ölçüldüğü kadar bazik özellik göstermiyor.
  • Kimyasal kanıtlar ilk organik bileşiklerin derin denizler yerine yüzey göllerinde oluştuğu teorisini destekliyor.

University of Calgary bünyesinde çalışan jeokimyacı Benjamin Tutolo, PNAS dergisinde yayımladığı makaleyle Dünya'daki ilk yaşamın derin deniz hidrotermal bacalarında ortaya çıktığı yönündeki yaygın hipotezin mevcut jeokimyasal verilerle uyuşmadığını açıkladı. Yıllardır temel kabul edilen bu modelin erken Dünya'nın okyanus kimyasına dair eski varsayımlara dayandığını belirten Tutolo, hidrotermal sistemlerin bilinenden farklı çalıştığını kaydetti.

Araştırmaya göre ilkel metabolizmaların oluşumu için kritik görülen sülfür mineralleri, antik okyanuslarda ve bazik bacalarda sanılanın aksine neredeyse hiç bulunmuyordu. Ayrıca ilk yaşam tepkimelerini tetiklediği varsayılan proton gradyanları ve bazik pH düzeyleri de derin deniz tabanındaki gerçek sıcaklık ve basınç koşullarında teoride öngörülen güce ulaşamıyor. Bacalardan alınan sıvı örneklerinin yüzeye çıkarılıp soğutulduğunda daha bazik ölçülmesinin araştırmacıları yanılttığı bildirildi.

Tutolo, hidrotermal baca hipotezinin yeniden ele alınması gerektiğini ve RNA, protein ile lipit oluşumunu sağlayan kimyasal süreçlerin buharlaşan göl havzalarında gerçekleşme ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu belirtti. Bu jeokimyasal bulgular, Mars ya da buzlu uydularda yaşam izi ararken hidrotermal bacalara odaklanan uzay görevlerinin varsayımlarını da doğrudan etkiliyor.

Kaynak

Bu özet yapay zekâ ile hazırlanmıştır; ayrıntılar ve doğrulama için orijinal kaynağa başvurun.